AYŞE ÖZMAK MERCAN / TAŞLARIN HAFIZASINDAN TUVALE UZANAN SANAT
Mercan Sanat Topluluğu, Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde iki etkinlikle sanatseverlerle buluştu.
Antalya'nın tarihi dokusu, renklerle yeniden hayat buldu.
Sanat, geçmişin izlerini bugünün diliyle yeniden anlatabilme gücüdür. Bir kentin sokaklarında, taşlarında, tarihi yapılarında saklı olan hafıza bir fırça darbesiyle tuvale taşınır, renklerin diliyle yeniden hayat bulur.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde yer alan Mercan Sanat Topluluğu, iki ayrı etkinlikle sanatseverlerin karşısına çıktı.
Mercan Sanat Topluluğu eğitmeni Ayşe Akman Mercan ve kursiyerleri kentin kültürel ve sanatsal zenginliğini eserlerine yansıtan “Antalya'dan Esintiler” temalı karma resim sergisiyle ve taşların ruhunu tuvale taşıyarak "Antalya'nın Antik Kütüphaneleri" başlıklı workshop etkinliğiyle Antalya'nın tarihi mirasını resim sanatı aracılığıyla yeniden yorumladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Antalya Tekelioğlu İl Halk Kütüphanesi'nde gerçekleştirilen resim sergisi ve üç günlük workshop çalışmaları sırasında bir araya geldiğimiz Mercan Sanat Topluluğu'nun resim eğitmeni Ayşe Akman Mercan ile sanatın tarih, kültür ve kent belleğiyle kurduğu ilişkiyi, serginin oluşum sürecini ve festival deneyimlerini konuştuk.
Suna Türkmen Güngör: Mercan Sanat Topluluğu'nun sanat yolculuğundan söz ederek başlayalım. Topluluğun kuruluş amacı ve resim sanatına yaklaşımı nasıl şekillendi?
Ayşe Özmak Mercan:
Mercan Sanat Topluluğu olarak sanatın birleştirici gücüne inanarak yola çıktık. Resim sanatını yalnızca estetik bir üretim alanı olarak değil; insanın kendisini, yaşadığı çevreyi ve kültürel değerlerini ifade edebildiği özel bir anlatım dili olarak görüyoruz. Amacımız; sanata gönül veren insanları bir araya getirmek, üretimlerini desteklemek ve sanatın toplumun farklı kesimlerine ulaşmasına katkı sağlamak. Her rengin her çizginin ve her eserin kendine özgü bir hikâyesi olduğuna inanıyoruz. Biz de bu hikâyeleri sanatseverlerle buluştururken aynı zamanda tarihsel, kültürel değerlere de dikkat çekmeye, toplumsal bilinç oluşturmaya çalışıyoruz.
Suna Türkmen Güngör: Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında “Antalya'dan Esintiler” temalı karma resim sergisiyle sanatseverlerle buluştunuz. Bu serginin çıkış noktası neydi? Antalya'nın hangi yönlerini eserlerinize yansıtmak istediniz?
Ayşe Özmak Mercan:
"Antalya'dan Esintiler" sergimizin temelinde yaşadığımız kentin doğal güzelliklerini, tarihini, kültürel zenginliğini ve kendine özgü ruhunu sanat aracılığıyla anlatma düşüncesi vardı. Antalya yalnızca denizi, güneşi ve doğal güzellikleriyle değil; binlerce yıllık geçmişiyle de çok özel bir kent. Biz bu zenginliği farklı sanatçıların bakış açılarıyla tuvallere taşımak istedik. Karma sergimizin en güzel tarafı, her sanatçının Antalya'yı kendi duygu ve yorumuyla anlatmasıydı. Böylece tek bir kent, farklı renkler ve farklı sanatsal bakışlarla yeniden hayat buldu.
Suna Türkmen Güngör: Taşların ruhunu tuvale taşıdığınız Antalya'nın Antik Kütüphaneleri adlı workshop çalışmanız oldukça anlamlı bir tema taşıyor. Bu fikrin ortaya çıkışını ve üç gün sürecek bu çalışmanın içeriğini anlatır mısınız?
Ayşe Özmak Mercan:
Bu çalışmanın çıkış noktası, Antalya'nın tarihi ve arkeolojik mirasını resim sanatıyla yeniden yorumlama düşüncesiydi. Antik kütüphaneler, yalnızca taş yapılardan ibaret değildir; insanlığın bilgi birikimini, düşünce tarihini ve kültürel hafızasını temsil eder. Biz de bu yapıların taşıdığı ruhu ve tarihî derinliği tuval üzerine aktarmayı amaçladık. Üç gün süren workshop boyunca katılımcılarla birlikte bu tarihi mirası sanatsal bir bakış açısıyla ele aldık. Taşların sessizliğinde saklı olan hikâyeleri renklerle anlatmaya çalıştık. Geçmişin izlerini bugünün sanat anlayışıyla buluşturmak bizim için çok özel bir deneyim.

Suna Türkmen Güngör: Türkiye Kültür Yolu Festivali gibi kapsamlı bir organizasyonda iki farklı etkinlikle yer almak topluluğunuz açısından nasıl bir anlam taşıyor? Sizce bu tür organizasyonların sanat ve kültür hayatımıza katkısı nedir?
Ayşe Özmak Mercan:
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yaptığımız başvurunun kabul edilmesi ve iki ayrı etkinlikle festivalde yer almak ben ve kursiyerlerimiz için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı oldu. Türkiye Kültür Yolu Festivali, sanatçıların üretimlerini geniş kitlelere ulaştırabilmeleri, farklı sanat dallarının bir araya gelmesi ve kültürel değerlerimizin tanıtılması açısından çok önemli. Biz de hem karma resim sergimizle hem de workshop çalışmamızla Antalya'nın kültürel zenginliğine sanat yoluyla katkıda bulunmaya çalıştık. Bu tür organizasyonların sanatçılara yeni ufuklar açtığına, toplumun sanatla daha güçlü bir bağ kurmasına yardımcı olduğuna inanıyorum.
Suna Türkmen Güngör: Son olarak Mercan Sanat Topluluğu'nun gelecek hedefleri nelerdir? Sanata ilgi duyan, ancak henüz kendisini resim yoluyla ifade etme fırsatı bulamamış insanlara ne söylemek istersiniz?
Ayşe Özmak Mercan:
Gelecekte daha fazla sanatsevere ulaşmak, yeni sergiler ve atölye çalışmaları gerçekleştirmek, farklı kültürel temaları resim sanatıyla buluşturmak istiyoruz. Özellikle tarihi ve kültürel mirasımızı sanat yoluyla görünür kılacak projelere önem veriyoruz. Resim sanatına ilgi duyan herkese tavsiyem, kendilerine bir fırsat vermeleri ve ilk adımı atmaktan çekinmemeleridir. Resim yapmak için öncelikle büyük bir yeteneğe sahip olmak gerektiğini düşünmüyorum. Merak, istek, emek ve sabırla herkes kendi ifade dilini geliştirebilir. Çünkü her insanın içinde anlatılmayı bekleyen bir renk, çizilmeyi bekleyen bir hikâye vardır.

Mercan Sanat Topluluğu'nun Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirdiği iki etkinlik, sanatın kültürel mirasla kurduğu bağın güzel örneklerinden biri oldu.
Antalya'dan Esintiler karma resim sergisiyle kentin sanatsal ve kültürel zenginliğini fırçanın izinde görünür hâle gelirken Antalya'nın Antik Kütüphaneleri workshop etkinliğiyle geçmişin bilgi ve kültür mirası resim sanatının diliyle yeniden ele alındı.
Taşların belleğinde saklı binlerce yıllık hikâyeleri renklere dönüştüren Mercan Sanat Topluluğu, sanatın geçmişle gelecek arasında kurduğu köprüyü bir kez daha görünür kıldı.
Sanata emek veren Ayşe Özmak Mercan'ı ve Mercan Sanat Topluluğu'nun tüm kursiyerlerini kutluyor, sanat yolculuklarının yeni sergiler ve üretimlerle devam etmesini diliyoruz.












































