GÖNÜLNAME
Gönül düştü aşk oduna yandı pervane gibi
Gezdim sensiz diyar diyar deli divane gibi
Siyah zülfün gece olmuş örter mah cemalini
Baktım gözün deryasına kaldım mestane gibi
Bir tebessüm uğruna ben terki ettim cihanı
Savruldum aşk yollarında garip efsane gibi
Bülbül oldum gül bağında feryadım göğe çıktı
Her ahım düştü gönüle ince bir tane gibi
Geceler hep seni söyler yıldızlar sırdaş olmuş
Mahzun ay da bakar bana dertli virane gibi
Bir bakışın can evimde koparır tufanları
Kalbim çarpar aşk elinde kırık kemane gibi
Ayrılık bir zehir olmuş aktı damla damla hep
Ömrüm geçti gam içinde eski bir hane gibi
Mecnun olup çöller aşsam yine sana varamam
Kader örmüş yollarımı çetin bahane gibi
El uzattım yâre ben ki vermedi eli bana
Her seferimde meçhule bağlandım sona gibi
Levent der ki aşk yolunda çekilen derdi sakla
Hakikat görünür bazen gizli bir dane gibi
***














































