Eylül kokardın,
Hüzün açardı saçlarında.
Esen rüzgârda tutuşurken kirpiğin,
Sevmiştim.
Adın her mevsim aşktı senin.
Özlerdim.
Kokusu vardı sensiz akşamın.
Ayaklarında sızlayan sancı,
Yüreğimde yankı,
Ah bir bulut olmalı damla damla yağan!
Rüzgâr olmalı yahut saçlarında dolanan,
Omzuna tutunmalı bir kelebek.
Az önce olmalı,
Yıllar sancımalı.
Sen eylül kokardın,
Ben içimde kavgalarla fırtınalı.
Tanımaya geç kalmışım akşamı,
Geri dönemem
Ama ölmem sevmeden biliyorsun,
Parmaklarım, dilim olmadan yani
Kaçak zamanlarda.
Sevmenin dili suskundur.
Harfler utangaç, zaman akışkandır.
Sen eylül kokardın,
İncelmiş derelerce akarken özlemim.
Sığışırdım bir kayanın dibine,
Solardı iklimim.
Gözlerim!
Yetim gözlerim.
Gözlerim!
Sensiz öksüz gözlerim.
Ah o günde akmasa!
Biliyor yeşertemez mevsimi.
Sahi kim öğretti ki bize,
Sevmek tek kişilik bir yolculuk,
Aşk yürekte tek mevsim?
Söyleyin eylüle sahiplenmesin;
Ben on iki ay,
Dört mevsim,
Hem gündüz,
Hem gecede sevdim.
Direndim de yazda,
Sonbahar eğildi dallarım.
Sen eylül kokardın,
Kokuna gelirdim arılarca,
Gözyaşın kadar uzaktım sana,
Ölmeyecektim.
Yazdığım satırda olmasan,
Kavgam,
Sevdam,
Düşümde yaşamasan.
Sen eylül kokardın,
Ben düşmüştüm akşamda,
Eylül de girmesin havaya;
Sevdasız ölürdüm aklımda yoksan.
Sen soluğum,
Nefesimdin.
Ne iklimler,
Ne mevsimler karışırdı buna.












































