NE YAZAR
O siyah kaşları kasten yine çatsan ne yazar?
Gülücüklerle yüzünden neşe satsan ne yazar?
Kötünün olduğu yerden sana yok sanki rızık!
İyilik uğruna sütten akı tatsan ne yazar?
Niyetin döndü ya artık; ele yoldaş diyerek,
Sayısız derdini döksen, acı katsan ne yazar?
Dala kaç şal asacaksan güne hasret kalarak,
Dileğin tutsa kökünden suya atsan ne yazar?
Edecek naz, acıyan ruh arıyorsun da şu an,
Hadi kaldır diye ey yar, yola yatsan ne yazar?
Feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün
{LEBDEĞMEZ SANATI}
v v -- -- / v v -- -- / v v -- -- / v v -- *)(* [ÖZLEŞİM]
(8+7 = 15’LİK HECE ÖLÇÜLÜ)
LEBDEĞMEZ SANATI
B, f, m, p, v dudak ünsüzlerini kullanmadan yapılan sanattır.
Divan edebiyatı tarihinde ilk lebdeğmez gazel 15. asır şairlerinden Cemâli'ye aittir. O dönemde Âşık edebiyatıyla ilgili herhangi bir bilgi yoktur. Yani "lebdeğmez" sanatı önce Divan edebiyatında görülmüş, sonra Divan edebiyatının etkisiyle Âşık edebiyatına geçmiştir. Fakat Divan edebiyatında bu sanatla şiir yazan şairlerin sayısı çok azdır. "Lebdeğmez" sanatı Halk şiirinde parlamış ve önemli bir yer edinmiştir. Divan edebiyatında bu sanatla şiir yazmak oldukça zor olduğundan yazan şairler de kısa kalıpları tercih etmiştir.
Yapılan araştırmalarda 15. asırdan 18. asra kadar bu sanatı kullanan şaire rastlanmamıştır.
18. asırda Seyyid Feyzi, 19. asırda Nühüft, Bendî bu sanatla gazeller yazmışlardır.
Lebdeğmez sanatının Divan edebiyatında az oluşu gelenek hâline gelmediğini gösterir. Âşık edebiyatında ise önemli bir yere sahiptir.
Divan şiirinin halk şiirine armağanlarından biri de lebdeğmez sanatıdır.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz















































