SEVDA
Sen sevdayı bilmezsin küçüğüm
Sen daha doğmamıştın o rahmetli olmuştu
Benim bile hayal meyal aklımda
Otur da yanı başıma anlatayım sana
Leyla ile Mecnun’u duydun mu sen
Mecnun çöllere düştü Leyla’yı aramaya
Öyle bir Leyla yarattı ki gönlünde
Karşısına çıkan Leyla’yı bile tanıyamadı.
Ya Ferhat ile Şirin’i bilir misin
Öyle zor bir imtihana soktular ki Ferhat’ı
Sultan; “Del Elma Dağı’nı şehre suyu getir”
“Vereyim kız kardeşimi” dedi.
Aylar yıllar uğraştı Ferhat
Tam şehre suyu göndermek üzere
Yalan haber gelir dağın başına, “Şirin öldü” diye
Havaya kaldırdığı balyoz elinden kurtulup
Düşer kafasına Ferhat’ın
Orada can verir aşık Ferhat.
Duyar çılgına döner Şirin
Koşar dağın başına
Ferhat’ını görünce o halde
Artık bu dünya bana gerekmez deyip
Uçurumdan aşağı bırakır bedenini.
Anladın mı küçüğüm
Onlar sevdanın nehirleri imişler
Öyle amansız akmışlar ki
Bütün denizleri sevda ile doldurmuşlar
Bugünün sevdaları cılız dereye benzer
Ne aktığı bellidir ne akmadığı.












































