Oyuncu 067: Elendi

Hamiyet Su Kopartan

30-06-2025 19:59

Advert

Hemen herkesin sosyal medya hesabı var. Facebook açıldığı zaman birkaç yıl kullanmadık. Ön yargılarımız vardı. Sonrasında hesap açtık; aile fertlerimiz, akrabalarımız, yakınlarımız, tanıdıklarımızı ekledik. Tanıyıp samimi olmadığımız kişiler arkadaşlık isteği gönderince şaşırıyorduk: “Benim bununla samimiyetim yok ki bana neden arkadaşlık isteği göndermiş?”

​Ön yargımız kırıldı, birçok kişinin de önyargısı kırılsa da bazen rahatsız edici durumlara denk geliyoruz. Instagramla beraber fotoğraf paylaşma yaygınlaştı. “Tanınmış Kişi” yazan profillerle karşılaşıyoruz. Bana göre, bilim adamları tanınmalıdır. İnsanlığa hizmet eden buluşlara imza atan insanlar tanınmalıdır. Sanatsal faaliyette bulunup sanat üreten, insan ruhunu güzelleştiren sanatkârlar tanınmalıdır.  İnsan ruhu güzeli arar, güzeli görerek güzelleşir.

Bilimde, teknolojide herhangi bir buluş yapamayan, sanatta herhangi bir eser üretemeyen insanlar paylaştıkları fotoğraflar ve videolarla çıkıyorlar “keşfet”imize.  Görünür olma, tanınır olma isteği ve hevesi hiçbir özelliği olmayan, sıradan insanlara fırsat sundu. Sosyal medya hiçbir vasfı olmayan insanlara kimlik dağıtıyor.

“Tanınmış Kişi” olmak belki güzeldir de insanın neyle, nasıl tanındığı daha önemli bence. Bilimde, teknolojide, sanatta tanınmak; ardından insanlığa hizmet eden bir değer bırakmak çok daha saygıdeğer.

Bilimle, teknolojiyle, sanatla tanınmayan “Tanınmış Kişi”ler çeşit çeşit güzel kıyafetler giyerek, abartılı makyaj yaparak, rüküşlüğe varan altınlar takarak oynayan kadınlar; lüks restoranlarda yediği yemeği, modelli arabasını sergileyen, bazen silahını gösteren erkekler,…

“Prensesimin doğum günüsü” partileri hiç çıkmıyor aradan. “Küçük paşamın kahve keyfisi” paylaşımları, sanki sürekli keyifli yaşamak zorunda hissi veriyor insana.

Dünya hayatının keyiften ibaret olduğunu düşünüyoruz. Dünyada kalıcı iz bırakmak yerine kalıcılığı istiyoruz. Herkesin imtihanının farklı olduğunu unutuyoruz. Güzelliğin, yakışıklılığın, çirkinliğin, zenginliğin, fakirliğin imtihan olduğunu; her imtihanının imtihan sahibine zorluğunu bilmiyoruz. Ünlü olmanın bedelini görmüyoruz.

​“Ben daha yakışıklıyım, ben daha güçlüyüm, ben daha cesurum” diye düşünüp daha çok para kazanma isteği ve hırsıyla alçaldıkça alçalanların; “Ben daha güzelim, güzel kıyafetler giymek bana daha çok yakışır, lüks yerlerde yemek yemek benim de hakkım” diye  düşünenlerin dünyası olmaya başladı hayat.

Oysaki lüksün sınırı yok. Herkesin lükse ulaşacak durumu yok. Çalışmadan, kafa yormadan, kolay kazanmanın ve kolay harcamanın mümkün olduğu bir yer oldu hayat.

Sobalı evden kaloriferli eve geçmek de lüks. Lüks algısı değişti. Güzellik algısı da değişti. Milattan Önce Mısır’da yaşayanlar için Kleopatra güzeldi. Yunan mitolojisine göre aşk tanrıçası Afrodit güzeldi. Kleopatra, esmerken Afrodit, sarışın. Türk kültüründe bile güzellik algısı tarihten günümüze, yöreden yöreye değişir. Fes, Anadolu’daki tüm Türk kadınlarında kullanılsa da süsü batıda iğne oyalıdır, doğuda altın, Yörükler’de mavi boncuklar. Kına hâlâ her yörede süstür.

“Tanınmış Kişi”ler genellikle aynı: Sarıya boyanmış saçlar, şişirilmiş dudaklar, botokslu yüzler, kalkık kaşlar,… İfadesiz yüzler, anlamsız bakışlar,…

Tek tip kadınlar, tek tip erkekler, tek şeye odaklı insanlar,… Tek dünyanın tek mileti, tek milletin tek düşünceli insanları…

001 oyun kurucu belirlemiş kuralları. Kendi de oyunun bir oyuncusu, yapbozun tahmin edilemeyen parçası. Pembe evler, zevkli çocuk oyunları gibi görünse de kurallara uymayan elenir.  Maskeli yüzler hep tebessüm ederek oynar oyuncularla. “Tanınmış Kişi” olmak için maskeli yüzlerin küstahlıklarına izin vermeli, aşağılamalarını alınmadan dinlemeli.

90-60-90 değil artık dünyadaki kadın ölçüleri. Kimse kurallara uymak zorunda değil.

Sırf canı sıkıldığı için oyun kuran, oyun oynayan 001 ve olup biteni viskisini yudumlayarak içen zalimler yaşadığı sürece duyacağız bu anonsu: “Oyuncu 067: Elendi!”

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

DİĞER YAZILARI Sağlıcakla 01-01-1970 03:00 Kâbe'de Hacılar 01-01-1970 03:00 Dostlar Alışverişte Görsün 01-01-1970 03:00 Meşguliyet 01-01-1970 03:00 Hissetme Sanatı 01-01-1970 03:00 Dubai Çikolatasından Deneme 01-01-1970 03:00 Emek Verdim Sektörü... 01-01-1970 03:00 En Küçük Küçürek Hikâye 01-01-1970 03:00 Yapma 01-01-1970 03:00 Tertemizinden Yeni Bir Yıl 01-01-1970 03:00 Doğum Günün Kutlu Olsun Türkiye'm 01-01-1970 03:00 Oyun Hayatın Alıştırmasıdır 01-01-1970 03:00 Türk Edebiyatı mı Türkçe Edebiyat mı? 01-01-1970 03:00 Bayram Çocuklara Kalaydı 01-01-1970 03:00 Sanat 01-01-1970 03:00 Algı... 01-01-1970 03:00 Mevsimsiz Mevsimler 01-01-1970 03:00 Eksiliyorum 01-01-1970 03:00 Okumak ve Yazmak Üzerine Bir Deneme 01-01-1970 03:00 Hayatta Anlam 01-01-1970 03:00 İhtiyaç Çarşısı 01-01-1970 03:00 Şiirde Derinlik 01-01-1970 03:00 Miras 01-01-1970 03:00 Şiiri Sevdim ve Denemede Kaldım 01-01-1970 03:00 Sert Rüzgârlarda Hayata Tutunmak 01-01-1970 03:00 Kadın Şairler Lirik Şiir Yazamaz mı? 01-01-1970 03:00 Kömürün İçinde Ömür Var 01-01-1970 03:00 Mail - Meyl 01-01-1970 03:00 Türk Dil Bayramı 01-01-1970 03:00 Gün-ü Tün 01-01-1970 03:00 12 Eylül'ün Bizcesi 01-01-1970 03:00 Sormayın Adını 01-01-1970 03:00 Ad Günü 01-01-1970 03:00 Sokak Düğünü Şarkı/cı/ları 01-01-1970 03:00 Aşur Dede'nin Canı İçin 01-01-1970 03:00 İlham ve İşaret 01-01-1970 03:00 Gül Sirkesinin Mektubu 01-01-1970 03:00