Dostlar Alışverişte Görsün

Hamiyet Su Kopartan

19-01-2026 16:58

Advert

“TDK” şeklinde kısalttığımız, “te- de- ke” olarak telaffuz ettiğimiz Türk Dil Kurumu son yıllarda belirlediği kelime veya kavramları halk oylamasına sunuyor ve halkın oylarıyla belirlenen kelime veya kavramları aralık ayında yayımlıyor.

2024 yılında “kalabalık yalnızlık, merhamet, yabancılaşma, algoritma, yozlaşma, yapay zekâ, dijital yorgunluk” kelimeleri ve kelime grupları oylamaya değer görülmüş ve 2024 yılının kelimesi/kavramı olarak “kalabalık yalnızlık” kelime grubu seçilmişti.

Bilgisayar, disket, CD, taşınır bellek yolculuğumuz ilerlerken akıllı telefonlarla rahatça ulaşabildiğimiz internetle cep telefonu kavramını da attık yavaş yavaş dilimizden. Doğrudan telefon diyoruz cep telefonuna çünkü birçok evde artık ev telefonu kullanılmıyor. 

İnternet ve internetin kolay ulaşılabilirliği sayesinde istediğimiz ve sisteme doğru yüklenen her bilgiye rahatça ve kolaylıkla ulaşabiliyoruz. Sosyal medya sayesinde yıllardır görmediğimiz arkadaşlarımızla öğretmenlerimizle tanıdıklarımızla karşılaşabiliyor, tanışma fırsatını hiç elde edemediğimiz kişilere ulaşabiliyoruz.

Bulaşık yıkarken yazdığım bir şiir, seslendirdiğim bir yazı, ördüğüm bir model, diktiğim bir kıyafet, yaptığım bir yemek, gezip gördüğüm bir yerin fotoğrafı,… sosyal medya hesaplarımda paylaştığım anda birçok kişiye ulaşıyor.

Bir vefat haberine hep beraber başsağlığı diliyor, bir doğum gününü hep beraber kutluyor, okuduğumuz bir şiire hep beraber duygulanıyor, bir fıkraya hep beraber gülüyoruz ama seçilen kelime grubu “kalabalık yalnızlık!”

Nasılsın? derken bile “iyiyim” cevabını bekliyoruz belki de. Belki de kimse kimsenin nasıl olduğuyla ilgilenmiyor. Vicdan azabı çekmemek için vicdanı rahatlatmak belki de.  Belki de “iyiyim” demek başka hikâyelere kapı aralamamak için bir kaçış. Dostlar alışverişte görsün!

Kalabalıklar içinde yalnızlık çekip gülücüklü fotoğraf paylaşmak bir kaçış belki de. Belki de amaç, “Kahve keyfisi” derken bile ek yığılmasının verdiği yükü hafifletmek.

Dijitale bağladık her şeyi. Belki hayatlarımızı da dijitale bağladık da farkında değiliz.    

“Dijital” kelimesi bundan yirmi yıl önce “sayısal” anlamına gelirdi. Şimdi sayısal anlamından çok “sanal” kelimesi geliyor aklımıza. 

TDK tarafından halk oylamasına sunulan “Vicdani körlük, çorak, eylemsiz merhamet, tek tipleşme” kelime ve kelime grupları içinde en çok oy alan “Dijital vicdan” kavramı 2025 yılının kelime/kavramı olarak belirlenmiş. 

“Dijital” Fransızca bir kelime, “vicdan” ise Arapça. Türkçe olmayan kelimelerin seçilmesi biraz ilginç gelse de Genç Kalemler’in Yeni Lisan Makalesi’ni baz alarak halk arasında benimsenip kullanılan kelimeleri de Türkçe olarak değerlendirmemiz gerektiğini, özellikle de vicdan kelimesinin iyice Türkçeleştiğini düşünüyorum.

İlki 2024’te, ikincisi 2025’te yapılan “yılın kelimesi/ kavramı”nda ortak bir kelime var: dijital.

TDK kelime ve kelime gruplarını oylamaya sunarken açıklamasını da vermiş ve dijital için “Gerçek hayatta sorumluluk almayıp sosyal medyadaki paylaşım ve beğenilerle vicdanı rahatlatma eylemi.” demiş. Biz buna halk arasında “Dostlar alışverişte görsün” diyoruz.

Vicdanlarımız mı köreldi de vicdanlarımızı dijitale bağladık, elimizden gelmeyen olaylara üzülmekten merhamet yorgunu muyuz; bilemiyorum. Tek bildiğim kelimenin tam anlamlarıyla dijitalleşen vicdanlarımız. 

Yan baktığı gerekçesiyle akran zorbalığına uğrayan, hatta öldürülen gencecik çocuklara; bayrağa sarılı tabutuyla aile evine ateş düşen şehitlerimize nasıl üzüleceğimize, ne kadar üzüleceğimize karar verip kontrol ediyor dijital vicdan.

Küçücük bedenlere dokunanlara, dini ve milli değerlerimize saldıranlara nasıl kızacağımıza, ne kadar kızacağımıza karar verip kontrol ediyor dijital vicdan.

Vicdanı körelen insanoğlunu sosyal medya zaten yönlendiriyor: "Beğen, paylaş, yorum yap, sen de katıl, sen de ekle..."

Ne kadar etkileşim aldığı, kaç kişinin gördüğü, nasıl yorum yapıldığı gibi istatistiki veriler açısından sayısal; konfor alanımızdan çıkmadan, hiçbir sorumluluk almadan bir sosyal sorumluluk projesini yerine getirmenin verdiği iç huzuru açısından sanal olan dijital vicdan; tek tipleşen insanlığın yaşanan toplumsal bir olaya verdiği tek tip cevabıdır aslında. İşte, dostlar alışverişte görsün!

Bence dijital vicdan: 
Doğu Türkistan, Kırım, Kerkük, Filistin'deki soykırımı sosyal medya hesaplarından paylaşarak vicdanı rahatlatmak,
Toplumun ahlaki değerlerini yücelten olay ve davranışları paylaşarak örnek göstermek,
Toplumda infial oluşturan konuları hep beraber lanetlemek ...

Dijital vicdan çevrim dışı kalmış insanlığın çevrim içine dönüştürülmesi...

Bence dijital vicdan, “Dostlar alışverişte görsün!” demektir.

Bence çok acı!

***

DİĞER YAZILARI Sağlıcakla 01-01-1970 03:00 Kâbe'de Hacılar 01-01-1970 03:00 Meşguliyet 01-01-1970 03:00 Oyuncu 067: Elendi 01-01-1970 03:00 Hissetme Sanatı 01-01-1970 03:00 Dubai Çikolatasından Deneme 01-01-1970 03:00 Emek Verdim Sektörü... 01-01-1970 03:00 En Küçük Küçürek Hikâye 01-01-1970 03:00 Yapma 01-01-1970 03:00 Tertemizinden Yeni Bir Yıl 01-01-1970 03:00 Doğum Günün Kutlu Olsun Türkiye'm 01-01-1970 03:00 Oyun Hayatın Alıştırmasıdır 01-01-1970 03:00 Türk Edebiyatı mı Türkçe Edebiyat mı? 01-01-1970 03:00 Bayram Çocuklara Kalaydı 01-01-1970 03:00 Sanat 01-01-1970 03:00 Algı... 01-01-1970 03:00 Mevsimsiz Mevsimler 01-01-1970 03:00 Eksiliyorum 01-01-1970 03:00 Okumak ve Yazmak Üzerine Bir Deneme 01-01-1970 03:00 Hayatta Anlam 01-01-1970 03:00 İhtiyaç Çarşısı 01-01-1970 03:00 Şiirde Derinlik 01-01-1970 03:00 Miras 01-01-1970 03:00 Şiiri Sevdim ve Denemede Kaldım 01-01-1970 03:00 Sert Rüzgârlarda Hayata Tutunmak 01-01-1970 03:00 Kadın Şairler Lirik Şiir Yazamaz mı? 01-01-1970 03:00 Kömürün İçinde Ömür Var 01-01-1970 03:00 Mail - Meyl 01-01-1970 03:00 Türk Dil Bayramı 01-01-1970 03:00 Gün-ü Tün 01-01-1970 03:00 12 Eylül'ün Bizcesi 01-01-1970 03:00 Sormayın Adını 01-01-1970 03:00 Ad Günü 01-01-1970 03:00 Sokak Düğünü Şarkı/cı/ları 01-01-1970 03:00 Aşur Dede'nin Canı İçin 01-01-1970 03:00 İlham ve İşaret 01-01-1970 03:00 Gül Sirkesinin Mektubu 01-01-1970 03:00