HANİ
Günün herhangi bir saati
Herhangi bir şeyle uğraşırken
Birden gözlerin düşüyor ya ufuklara
O yakın uzakların menzilinde beni gören gözlerinin ta bebeğinden öpüyorum
Hani tarif edemediğin bir sıkıntı sarar ya içini bazen
Sanki bir anda boşalır gibi tutmaz olur elin ayağın
Hani dokunsalar ağlayacak gibi
Öyle sebepsiz
Öyle bir anda
Öyle oyuncak bebeği kırılmış bir kız çocuğu gibi
Bir küsmek düşer ya gözlerine
Sonra birden bir şarkı
Yanaklarına kan çiçekleri
Dudaklarına bir gülümseme düşürür ya
Dudaklarına düşen o gül goncası gülüşün tam ortasından öpüyorum
Hani uzun yolların sorgusu yıllara düşer
Yalnızlık değil ama bir nefesin hasreti düşer ya soluğunun rengine
Hani mevsim ne olursa olsun bir yağmur kokusuna karışmak ister ya insan
Boynundan sırtına boncuk boncuk tuzlu ter damlaları yürür
Gözlerinde çoğalan bulutlar
Sıkıştırır ya göz yüzünü
Sonra bir ses
"Hasretine ömrümü veririm der" gibi
Vurur ya yüreğinin tellerine
Ölmekten bıkmayan bir Anka kuşu eşeler gibi kendi küllerini
Birden dikilirsin ya aynanın karşısında
Kendini her gün yeniden yaratan o inancın ta alnından öpüyorum
Sonra seni öpüyorum binlerce
Avuçlarının tam ortası alnımın ateşinden
Alnının tam ortası ismimden
Sesinden gülüşünden
Yürüyüşünden
Bakışından
En çok da
Yüreğimi o mutluluk cinneti yakışından öpüyorum
İyi ki varsın
***
Editör: Seher Uslu














































