Tekilliğin Kıyısında

Musa Aşkın

28-09-2025 14:22

Advert

Dünyada gözlerimize çarpan tek şey, mavilik ve geceleri süsleyen gökyüzüdür.

Oysa onun ötesinde, sınırı olmayan galaksiler ve derinlikler vardır. Düşünün ki bu sonsuz boşlukta yürüyorsunuz. Bastığınız yerler yıldız kırıntılarıyla, ışıldayan taşlarla dolu… Yol uzadıkça parıldar, spiral bir ışık nehri gibi size eşlik eder.

Varoluşun her zerresinde insan denilen canlı, Yaratıcı’nın  bahçesini fark ettiğinde zaten bir mucizenin içinde yaşadığını anlar. Ama biz, çoğu zaman bu mucizeyi fark etmez, yalnız kalmaktan korkarız. Hep birilerinin yanımızda olmasını isteriz. 
Çünkü yalnızlık, bize kırılmayı ve kaybetmeyi hatırlatır.

Oysa yalnızlık, kırılmayacağın ve üzülmeyeceğin bir mutluluk da olabilir. Onu çekilmez yapan tek şey, yenilmişlik hissidir.

Bazen bir kedi miyavlaması ya da rüzgârın sesi bile bize iyi gelir. Buradaki yalnızlıksa, ilk bakışta korkutucu görünse de aslında muazzam bir derinliktir. İnsan, korkuyla birlikte doğar. Ve bu korku, hayat boyu diri kalır. Yalnızlığın ateşini harlayan odunun adı da korkudur. Ama korku kalmadığında, insan pişmiş ve olgunlaşmış demektir. O zaman özgürleşir, hangi girdabın içinde olursa olsun daima kazanan çıkar.

Bunun yanında bir duygu daha var; o da sevme ve sevilme duygusu…

Sevme hissi, pişirilmiş hislerimizin üzerine serpilmiş bir armağandır. Bizi güzelleştirir, bize kim olduğumuzu gösterir. Bir erkeğin kalbi, dünyadaki nefse dair arzularla yanıp tutuşurken; bir kadının kalbi, karanlıktaki yıldız kumları gibi coşkulu bakmayı bilir. Tıpkı yıldızların, güneşten aldığı ışık ve sıcaklıkla parlaması gibi.

Spiritüel karanlıkta kalmış biri için huzurlu bir ruh halindedir, okyanusun en derinlerinde duyulan gizemli bir ses gibidir.

Bu sesi anlayan, bu yolda yürüyen insanları seviyorum. Çünkü ben de sınırı olmayan bir yolda, tekilliğin kıyısında yürümekteyim…

Yalnız yürüsem de kalbime değen bakışları, sessizce yanımda yürüyen ruhları hissediyorum. Bir yıldızın geceyi aydınlatması gibi, bir melodi kalbe dokunur gibi varlığınızı içimde taşıyorum.

Heybemde saklı ışıklar, paylaşacağım güzellikler var ve biliyorum ki bu yol, yalnızlığın değil; kalplerde çoğalan yıldızların yoludur.

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

Editör: Deniz İmre

DİĞER YAZILARI İnsanın Görünmeyen Mirası 01-01-1970 03:00 Eğer 01-01-1970 03:00 Hisler mi Köreldi 01-01-1970 03:00 Kadın Işığı 01-01-1970 03:00 Suyun Hafızası 01-01-1970 03:00 İnsan İyileşmek İsterse 01-01-1970 03:00 Usulca Sessizlik 01-01-1970 03:00 Suyun Dışında Kalan Ruhlar 01-01-1970 03:00 Biraz Yetmeye Çalış 01-01-1970 03:00 Kışa Meydan Okuyan Bir Umut 01-01-1970 03:00 Eşsiz Olmak  01-01-1970 03:00 İçimden Geldiği Gibi 01-01-1970 03:00 Toprağa Dönen Hikâye 01-01-1970 03:00 Gerçek Derinlik İçimizde 01-01-1970 03:00 Sudan’ın Sessiz Çığlığı 01-01-1970 03:00 Akıntıya Karşı Diller 01-01-1970 03:00 Yaşasın Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Sevmenin Unutulan Dili 01-01-1970 03:00 Özgürlüğün Gülümseyişi 01-01-1970 03:00 Gökyüzüyle Yeryüzü Arasında Varlığın Sessizliği 01-01-1970 03:00 Comor Adası’nın Zarafeti 01-01-1970 03:00 Komor Adaları’nda Zaman Yavaşlar 01-01-1970 03:00 Kalbin Hevesiyle Yola Gidilmez 01-01-1970 03:00 Tahtların Değil Kalplerin Buluşması 01-01-1970 03:00 Bir Yüz Bir Kıta 01-01-1970 03:00 Sanat ve İnsan 01-01-1970 03:00 Güneşi Fark Et 01-01-1970 03:00 Karacadağ’ın Eteklerinde Biri 01-01-1970 03:00