Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü

Gevher Aktaş Demirkaya

04-07-2026 14:40

Advert

Son günlerde kendi kendime bir soru sordum:

Osmanlı döneminin ünlü karakterleri Hacivat ile Karagöz neden öldürüldü? 

Araştırınca gördüm ki bunun kesin tarihî bir cevabı yok. En yaygın rivayete göre Bursa’da çalışan iki nüktedan insan, sohbetleriyle çevrelerindekileri öylesine oyalıyor ki işler aksıyor; sonunda ağır bir cezaya uğruyorlar. Ardından onları özleyenler, gölge oyunu perdesinde yeniden yaşatıyor. Gerçekten yaşadılar mı, yoksa halkın ortak hafızasında mı doğdular bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var: Yüzyıllar geçse de Karagöz ile Hacivat hâlâ konuşuyor. Bu düşünce beni çocukluğuma götürdü.

Mahallemizde ortaokul son sınıf öğrencisi bir komşu abimiz vardı. Yakın komşu çocuklarını toplar, odunluklarının karanlık bir köşesinde evden getirdiği beyaz çarşafla perde kurar, kendi yaptığı kuklalar elinde, ışığı yakar ve Hacivat–Karagöz oynatırdı bize. Söylediğine göre kuklaları el işi ev işi dersi hocasının danışmanlığında yapmış ve edebiyat hocasının desteğiyle kendisi kurgulamıştı bu oyunu. Çocukluğumda televizyon yoktu ama ramazan gecelerinde radyodan dinlerdi büyüklerimiz. O nedenle aşınaydık Hacivat’la Karagöz’e. 

Ayrıntıları bugün hayal meyal hatırlıyorum ama duygusu çok canlı. Çocuk aklımla o perdenin arkasında başka bir dünya olduğuna inanırdım. Şimdi dönüp bakınca anlıyorum ki o yalnızca oyun oynatmıyormuş. Farkında olmadan bir kültürü, bir anlatma biçimini, hatta düşünme biçimini bize aktarıyormuş. Yıllar sonra bir yurt turu gezisinde hem İzmir Efes’te hem de Antalya Serik’te antik tiyatroları gezerken tur rehberinin her seferinde söylediği bir cümle zihnime yerleşti:
“Kadim tarihte gösteriler, yarışmalar çok önemliydi ve çok izleyici olurdu. Eskiden yöneticilere doğrudan laf söylemek zor olduğu için insanlar eleştirilerini mizah yaparak, rol yaparak, bazen de ciddiye alınmayacak bir kılığa girerek dile getirirdi.” 

Belki tarih her yerde tam böyle işlemedi ama düşüncenin özü çok etkileyiciydi. İnsan bazen gerçeği doğrudan söyleyemez. O zaman tiyatro çıkar ortaya. Mizah çıkar, maske çıkar, perde çıkar. Gerçeği doğrudan söylemek zor olabilir. Ama perde arkasından söylenen söz, bazen yüzyıllar boyunca yaşamaya devam eder. Belki bu yüzden tiyatro hiç ölmedi. 

Bugün yaygın görüş şu yönde: Karagöz ve Hacivat büyük olasılıkla gerçek kişilerden çok halk kültürünün zaman içinde oluşturduğu tiplerdir. 

Bazı kaynaklara göre 4. yüzyılda Karagöz, Moğol vergi memurlarından kaçıp Bursa'ya yerleşmiştir. Cahil ancak zeki, özellikle kızdığında söz ve hareketleriyle çevresindekileri güldüren bir Türkmen göçmenidir. Hacivat ise bir postacıdır. Uyanık, lafazan, sefahat ve eğlenceye düşkün bir fırsatçıdır. Hacivat, Karagöz'ün hasta ineğini satın alınca tanışırlar. İkili, Orhan Gazi’nin kendi adına yaptırdığı camide taş ustası olarak çalışmaya başlar. Ne var ki atışmalarıyla inşaat işçilerini güldürdükleri için işler ağırlaşır. Hacivat ve Karagöz hem inşaatı yavaşlattıkları hem de herkese laf dokundurdukları için Orhan Gazi’nin imzaladığı ölüm fermanları ile hazin sonla tanışacaktır. 

Benimki bir çocukluk perdesinden, antik tiyatronun taşlarına ve bugünün kalabalık sessizliğine, haksızlığa, hukuksuzluğa uzanan bir düşünce yolculuğuydu. Anıları tazelemek adına sizlerle paylaştım. 

Hep güzel anılarınız olması umuduyla. 

Selam, saygı ve sevgilerimle.

***

DİĞER YAZILARI Gelincik Çiçeğinin Bize Anlattıkları 01-01-1970 03:00 Han Duvarlarında Anadolu   01-01-1970 03:00 Tren İstasyonlarında Vedalar Kavuşmalar Hatıralar 01-01-1970 03:00 Ekmeğin Tarihteki Yeri 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. Yılı Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 Karanlığın İçinde Kalan Işık ve Sessiz Seçimlerin Ağırlığı 01-01-1970 03:00 Dumlupınar Denizaltı Hazin Öyküsü ve Ona Yakılan “Ah Bir Ataş Ver Cigaramı Yakayım” Ağıdının Kaynağı  01-01-1970 03:00 Tarihe Yön Veren Zafer Çanakkale Zaferi'nin 111. Yılı Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 Kağnı Komutanlığı Ağacı Destana Çeviren Kağnılar 01-01-1970 03:00 Kızılca Gün - 27 Aralık 1919 Cumhuriyete Giden Yolun Dönüm Noktası 01-01-1970 03:00 Hey Onbeşli Onbeşli Ağıtının Öyküsü 01-01-1970 03:00 Kars Türküsü Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa 01-01-1970 03:00 Ben Yemen Türküsü’nü Söylerken Ata Ağlardı 01-01-1970 03:00 Sakarya Savaşındaki Gazi Kovan'ın Hikâyesi  01-01-1970 03:00 Emekli Ol Ama Sakın Emekleme 01-01-1970 03:00 Çayın Buharında Isınan Hayatlar    01-01-1970 03:00 Kitabın Yankısı / Sessizliğin İçindeki Söz 01-01-1970 03:00 Folklör Halay Demek Değildir / Gevher Demirkaya Aktaş 01-01-1970 03:00 Satranç ve Tavlanın Hikâyesi 01-01-1970 03:00