Emekli Ol Ama Sakın Emekleme

Gevher Aktaş Demirkaya

24-10-2025 19:57

Advert

Bir hatıradan, bir ömürlük öğüte. Çalıştığım kurum, Adli Tıp’ın bir bölümüydü. Kontrol ve Araştırma Laboratuvarında görev yapıyordum.  Önemli kişilerin, önemli bir adli inceleme laboratuvar çalışması yapılmıştı. Uzmanların imzasından çıkan dosyayı savcılığa gönderilmek üzere hazırlamıştım.

Akşam iş çıkışı kendi elimle postaya verecektim.  Ancak Laboratuvar sorumlu uzman doktorumuz, bana “Kızım, bu dosyayı kendi elinle Ankara Üniversitesi Dekanına götür. Onun görüşünü de alalım iyice emin olalım. Biliyorsun kendisi çocuk cerrahisi ve ortopedi ana bilim dalı başkanlığı da yapmış bir hocamızdır” dedi. 

Aynı yerleşke içindeydik zaman kaybetmeden dosyayı aldım, dekanlığın yolunu tuttum. Hocaların hocası, yaşlı profesörle karşılıklı görüşmek, fikrini almak benim için çok kıymetli bir şeydi ve çok heyecanlıydım. Yoğun bir insandı; odasının kapısında uzun süre bekledim.

Dakikalar geçtikçe, içimde gençliğin o sabırsız kıpırtısı büyüyordu. Sonunda içeri girdiğimde, masasına eğilmiş hâlde çalışmaya devam ettiğini gördüm. Önünde dosyalar, elinde telefon vardı. İşaretle oturmamı istedi. Gözleri yorgundu ama zihni hâlâ pırıl pırıldı. Ben ise bir anlık düşüncesizlikle, o yorgun emeğe dokunan bir cümle kurdum: “Hocam artık çok yoruldunuz, biraz dinlenseniz, gezilere gitseniz, sizin için ne kadar iyi olur.” demiştim. 

O ise masanın üzerinden abandı ve gözlerimin içine baktı, bakışı hem sertti hem de bir baba şefkati taşıyordu. 

Sonra ağır ağır konuştu: “Bak kızım, gün gelecek sen de yaşlanacaksın. Emekli olacaksın. Emekli ol ama sakın emekleme. Emeklersen çabuk ölürsün!” demişti. 

O zaman bu sözlerin ağırlığını tam olarak kavrayamamıştım. Gençtim, önümde uzun bir yol vardı. Biraz bozuldum, biraz utandım. Hem emekleme bana çocukluğu, güçsüzlüğü, bir tür yavaşlamayı çağrıştırmıştı.

Yıllar geçti, hayat öğretti, insanlar gitti zaman büküldü. Şimdi o sözün ne kadar derin, ne kadar doğru olduğunu anlıyorum. Yıllar geçtikçe o cümle, sadece bir uyarı değil, yaşamın özüne dair bir öğretiydi. 

Profesör sadece bir doktor değildi. O Ankara’da Trafik Hastanesi’ni kuran, özel bir tıp fakültesinin kurucusu, adını taşıyan teknik okulları eşiyle birlikte inşa eden bir öncüydü. Bir ömür boyu çalıştı, üretti, paylaştı. Şimdi düşünüyorum da torunum, onun kurduğu tıp fakültesinde okudu mezun oldu.

Hayat sanki bir daire çizdi, başlangıca yeniden dokundu. O profesörün emeği, bir sonraki kuşakta yeniden nefes aldı. Zamanın çemberi tamamlandı onun emeği, bizim yaşamımıza, torunuma, umut verdi, övünç verdi.  Belki de “Emekleme” dediği buydu. Durmak, üretmemek, hayatla bağını koparmaktı. Mesele emekli olmak değil mesele içindeki kıvılcımı söndürmekti. Çünkü insan, yaşlandığı için durmaz, durduğu için yaşlanır. Şimdi içimde o sözü başka bir tınıyla duyuyorum.

“Yaşamdan emekli olma çünkü insan, yaşadığı sürece birilerine ilham vermeye devam eder. Emekleme” demek, durma demekti. Hayata küsmemek, öğrenmekten, üretmekten, sevmekten vazgeçmemekti. Rahmetli hocamız, bana sadece öğüt değil, bir ömürlük yön verdi. Bir yaşam biçimi bıraktı. Ne zaman üretmekten, çalışmaktan sıkılsam, yorulsam o sesi yine duyarım. “Emekli ol ama sakın emekleme!” ve hep kendime hatırlatıyorum: Ruhunu köreltme. Hayal kurmayı, öğrenmeyi, üretmeyi bırakma. Yoksa beden değil, önce iç dünyan yaşlanır. İnsan yaşlanınca değil durunca yaşlanır.

Ankara’da özel bir tıp fakültesi ve üniversite kurmuş olan hocamız, trafik ve sağlık alanındaki çalışmalarıyla öncü bir rol üstlenmiştir. Kendisinin ve kıymetli eşinin eğitime kazandırdıkları ve isimlerini taşıyan teknik lisede de yaşatılırlar. Bilime yaptığı katkılar bugün bile pek çok kişi için yol gösterici niteliğindedir.” Kendisini, saygı ve  rahmetle anıyorum. 

Selam, saygı ve sevgilerimle

***


 

DİĞER YAZILARI Ekmeğin Tarihteki Yeri 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. Yılı Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 Karanlığın İçinde Kalan Işık ve Sessiz Seçimlerin Ağırlığı 01-01-1970 03:00 Dumlupınar Denizaltı Hazin Öyküsü ve Ona Yakılan “Ah Bir Ataş Ver Cigaramı Yakayım” Ağıdının Kaynağı  01-01-1970 03:00 Tarihe Yön Veren Zafer Çanakkale Zaferi'nin 111. Yılı Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 Kağnı Komutanlığı Ağacı Destana Çeviren Kağnılar 01-01-1970 03:00 Kızılca Gün - 27 Aralık 1919 Cumhuriyete Giden Yolun Dönüm Noktası 01-01-1970 03:00 Hey Onbeşli Onbeşli Ağıtının Öyküsü 01-01-1970 03:00 Kars Türküsü Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa 01-01-1970 03:00 Ben Yemen Türküsü’nü Söylerken Ata Ağlardı 01-01-1970 03:00 Sakarya Savaşındaki Gazi Kovan'ın Hikâyesi  01-01-1970 03:00 Çayın Buharında Isınan Hayatlar    01-01-1970 03:00 Kitabın Yankısı / Sessizliğin İçindeki Söz 01-01-1970 03:00 Folklör Halay Demek Değildir / Gevher Demirkaya Aktaş 01-01-1970 03:00 Satranç ve Tavlanın Hikâyesi 01-01-1970 03:00