Ekmeğin Tarihteki Yeri

Gevher Aktaş Demirkaya

08-05-2026 12:52

Advert

Her toplumun kendine has kültürü ve kültür ürünleri vardır. Kültür mirası bir toplumun kimlik belgesi gibidir, ait olduğu toplum hakkında önemli bilgiler verir. Türk kültürü de içinde barındırdığı değerlerle bir bütündür. Bu değerler bütününün her parçasında Anadolu insanının izlerini görmek mümkündür. 

Halk inanışları da kültürümüzün önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Toplumumuz bazı nesnelere ya da doğa olaylarına çeşitli anlamlar yükleyerek onlarla ilgili çeşitli pratikler geliştirmiştir. Bu pratikler kimi zaman toplumun olmazsa olmazları arasına girmiştir. Ekmek; üzerine kutsallık yüklenen ve mutfak kültürümüzde önemli bir yere sahip olan ana besin maddemizdir.

Türk toplumunda ekmek her yönüyle kutsaldır. Bu kutsallık, üzerine yemin etmeye kadar gitmektedir. Bir besin maddesi olmaktan çıkıp dini bir sembol olarak da kullanılmıştır. Bu uygulama günümüzde de devam etmektedir. Yemin ederken "Ekmek, Kur'an çarpsın. Ekmek hakkı için. Ekmeğin üzerine yemin ederim" gibi söylemler, üzerine yüklenen kutsallığın sonucunda ortaya çıkmıştır. Yere düşürüldüğünde öpülen tek nimet ekmektir.

Bu uygulama toplumumuza has bir uygulamadır. Ekmeğe asla ayakla basılmaz, basıldığı takdirde günaha girileceğine inanılır. 

Eğer yatakta ekmek kırıntısı olursa ve onun üzerine yatılırsa kişinin; gece, kötü kâbuslar göreceğine ve rahatsız edileceğine inanılır. Ekmek, sadece kutsallık yönüyle değil; aynı zamanda bereketin sembolü olarak da değerlendirilmiştir. Örneğin; yanık ekmek yiyenin para bulacağı, sofrada birkaç defa ekmek bölenin çocuğunun çok olacağı, gelinin erkek evine uğurlanırken heybesine ekmek konulması gibi uygulamalar, ekmeğin bereket yönüyle de değerlendirildiğinin bir göstergesidir.

Ekmeğin tarihi, insanlığın tarihi kadar eskilere dayanıyor. MÖ 4300 yıllarında değirmencilik ve fırıncılık sanatının icra edildiği, yapılan kazılardan anlaşılmıştır.

Eski devirlerde insanların yiyeceklerini herhangi bir işleme tabi tutmadan tükettikleri biliniyor. Bunun istisnası belki de buğday ve undan üretilen ekmekti.

Günümüzde tüm bu gelişmelere rağmen Türk mutfağının en başat unsuru olarak ekmek, Türk kültürünün vazgeçilmezidir; dünyada hiçbir millet ekmeği bu denli kimliğinin bir parçası hâline getirmemiştir. Ekmek, Türklerde merhameti ve bereketi temsil eder; "Yufka yürekli olmak" "Ekmek parası kazanmak" gibi birçok deyime ilham olmuştur.

Selam, saygı ve sevgilerimle. Ekmek kapınız açık ve haneniz bereketli olsun dostlar. 

***

Editör: Nüzhet Ünlüer

DİĞER YAZILARI Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. Yılı Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 Karanlığın İçinde Kalan Işık ve Sessiz Seçimlerin Ağırlığı 01-01-1970 03:00 Dumlupınar Denizaltı Hazin Öyküsü ve Ona Yakılan “Ah Bir Ataş Ver Cigaramı Yakayım” Ağıdının Kaynağı  01-01-1970 03:00 Tarihe Yön Veren Zafer Çanakkale Zaferi'nin 111. Yılı Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 Kağnı Komutanlığı Ağacı Destana Çeviren Kağnılar 01-01-1970 03:00 Kızılca Gün - 27 Aralık 1919 Cumhuriyete Giden Yolun Dönüm Noktası 01-01-1970 03:00 Hey Onbeşli Onbeşli Ağıtının Öyküsü 01-01-1970 03:00 Kars Türküsü Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa 01-01-1970 03:00 Ben Yemen Türküsü’nü Söylerken Ata Ağlardı 01-01-1970 03:00 Sakarya Savaşındaki Gazi Kovan'ın Hikâyesi  01-01-1970 03:00 Emekli Ol Ama Sakın Emekleme 01-01-1970 03:00 Çayın Buharında Isınan Hayatlar    01-01-1970 03:00 Kitabın Yankısı / Sessizliğin İçindeki Söz 01-01-1970 03:00 Folklör Halay Demek Değildir / Gevher Demirkaya Aktaş 01-01-1970 03:00 Satranç ve Tavlanın Hikâyesi 01-01-1970 03:00