Niyet okuma; kişinin başkalarının düşüncelerini, duygularını veya niyetlerini bildiğini varsayarak onların davranışlarını yorumlamasıdır. Herhangi bir somut kanıt olmadan yapılan tahminlere dayanır ve genellikle kişinin kendi korkuları veya güvensizlikleri tarafından şekillendirilir.
Niyet okuma; gerçek durumu anlamanızı engelleyebilir ve gereksiz yere kaygı, güvensizlik veya yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Bu çarpıtmayı aşmak için, düşüncelerinizi sorgulamak ve başkalarının davranışlarına daha nesnel bakmak oldukça önemlidir. Niyet okumada kişi, söylenen cümlelerin gerçek anlamını öğrenmeye çalışmaz. Cümle, kelime hatta bazen bir bakıştan bile farklı anlamlar çıkararak yorumlar.
Niyet okuma; yeterince veya hiçbir kanıt olmadan, düşünceye ve sonuca atlama halidir. Akıl okuyan insanlar sonucun mutlaka düşündükleri gibi kötü geleceğine ve yapacakları hiçbir şeyin bunu değiştirmeyeceğine inanmaktadırlar. Bu kişiler kafalarındaki düşünceye kesin gözüyle bakmakta ve bu düşünceyi yalanlayacak her türlü bilgiye kendilerini kapatmaktadırlar.
Niyet okumada bulunan insanların, ikili ilişkilerinde karşı tarafın davranışlarını okuma ve bu davranışlardan düşünce ve duygularına dair çıkarım yapma yönelimleri bulunmaktadır. Fakat karşı tarafın mimik ve davranışlarını okuyarak tahminlerde bulunmak ile akıl okuma arasındaki en büyük fark akıl okumada kişi düşüncelerine kesin gözüyle bakmaktadır ve bu düşünceler her daim negatiftir. Genel iletişimde her birimiz beden dili, ses tonu ve diğer algı yayıcılardan etkileniriz.
Niyet okuma yapmak birçok insanın kullandığı, insanın sosyal ilişkilerini ve günlük hayatını oldukça kötü etkileyen bir yanlış algılama durumudur. İnsanın mimiklerinden ve davranışlarından duygu ve düşüncelerini tahmin etmek her ne kadar birçok insanın kullandığı ve mantıklı gözüken bir yol olsa da bu tahminlere kesin gözüyle bakmak ve bu tahminlerin neredeyse her zaman negatif olması insan düşüncelerini karanlık noktalara itmektedir.
Günümüz iletişiminde niyet okuma hastalığımız, kişilerin amaçlarını ve hareketlerini yanlış yorumlamamıza ve bu nedenle yanlış aksiyon alarak iletişimi sekteye uğratmamıza ya da tamamen koparmamıza neden olmaktadır. Günlük yaşamda düşünce okuma sıkla yapılan bir durum olsa da bunun karamsar bir hale dönüşmesi ve düşüncelerin sürekli olumsuz olması insan hayatını büyük ölçüde etkilemektedir. Niyet okuma bilişsel çarpıtması kişinin ikili ilişkilerini kötü yönde etkilemektedir. Bambaşka sebeplerle gerçekleşen bir durum için ortaya atılan niyet okuma, niyet okuyan insanın arkadaşına cephe almasına, aslında olmayan bir sebep yüzünden onunla ilişkisini kesmesine sebep olabilmektedir.
Bir başka açıdan bakacak olursak niyet okuyan kişi, karşıdaki insan hakkında çeşitli olumsuz fikirler üreterek suizanda bulunuyor demektir. Niyet okuyan kişinin çıkarımlarının karşı taraftaki kişide olmaması nedeniyle ona iftira edildiği anlamını da çıkarabiliriz. Her iki durumda da insanlar arasında telafisi mümkün olmayan yaraların açılması kaçınılmazdır.
Niyet okumanın en kötü yönü kişilerin aklındaki, fikrindeki veya kalbindeki düşünce ve hisleri hakkında kehanette bulunmak, afaki fikir beyan etmek; daha da vahim olanı ise sadece Allah’u Teâlâ’ya mahsus olan “gaybı (bilinmeyeni) bilmek” gibi bir durum ortaya çıkıyor olmasıdır. Bu durumda, niyet okuyan kişinin “şirke” düşmüş olması da muhtemel ve kaçınılmaz bir sonuçtur.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



