Hey Onbeşli... Kınalı Kuzular 

Ebru Bozcuk

18-03-2026 19:25

Advert

Bir toplumu öteki topluluklardan ayıran en önemli özellik, o toplumun kendine has kültürü, gelenekleri, inançlarıdır.

Türk halkının önemle koruduğu en özel geleneği, Kına Yakma geleneğidir.

Türk kültüründe 3 şey için kına yakılır. Birincisi, kesilecek kurban içindir. Allah yoluna kurban edildiğini ifade eder.

İkincisi, gelinlik kız içindir. Çünkü gelinin ailesi kızını gelenek ve göreneklerine göre yetiştirip, baba ocağından başka bir eve göndermektedir. İşte o kına, ailesine ve çocuklarına kurban olsun, diye yakılır.

Üçüncüsü ve en önemli olanı ise askere giden delikanlıya yakılan kınadır. Vatana kurban olduğunu ifade eder...

Kına, Türk inanç sisteminde adanmış olmanın ifadesidir.

Sene 1915... Vatan öyle güç bir durumdadır ki yeni bir kanun çıkarılır. Gücü, kuvveti yerinde ve gönüllü olan çocuk yaştaki gençler, İstiklal mücadelesine çağrılır. 14,15 yaşlarındaki onlarca çocuk asker, savaşmaya gönüllü olur. Anaları ise onların bir daha dönemeyeceklerini bildiğinden kına yakıp gönderirler kuzularını... Çanakkale ve İstiklal harbinde sayısız çocuk, vatanı uğruna can verir. O yıl Konya ve İzmir Liseleri tek bir mezun veremez.

Darülfünun'un 2500 kadar öğrencisi Anzak baskınında şehit olur. İstanbul Erkek Lisesi ise o yıl 50 şehit verir. Bu haberi duyan okul, yasa bürünür. Geride kalan öğrenciler, şehitlerin anısına okulun bütün kapı ve pervazlarını matem rengi siyaha boyarlar. Sarı duvarların yanında siyah matem boyası... İşte o günden bu yana Sarı-Siyah, İstanbul Erkek Lisesi’nin simgesi olur...

Bu büyük zafer o kınalı kuzular sayesinde kazanılmıştır.

Bu vatan için canını, yüreğini ortaya koyan M. Kemal Atatürk sayesinde kazanılmıştır.

"Ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum!" diyen bir liderin arkasından ölüme yürüyebilen bir ordunun zaferidir.

Bu eşsiz ruh, dünyanın hiçbir yerinde hiçbir savaşında görülmemiştir. Bu, bambaşka ruhani bir zaferdir. Ve bu ülke hâlâ onların yüzü suyu hürmetine dimdik ayaktadır...

Tüm şehitlerimizin huzurunda saygıyla eğiliyorum. Ruhunuz şad olsun...

***

Editör: Nüzhet Ünlüer

DİĞER YAZILARI Lilith Efsanesi 01-01-1970 03:00 Belki Yaz Erken Gelir 01-01-1970 03:00 Rağmen Yaşamak 01-01-1970 03:00 Mukadderat 01-01-1970 03:00 Hüznün Başkenti Hatay 01-01-1970 03:00 Mutlu musun 01-01-1970 03:00 Kandır Beni 2026 01-01-1970 03:00 Tanıklık 01-01-1970 03:00 Yaşam Gustoluğu 01-01-1970 03:00 Saatli Maarif Takvimi 01-01-1970 03:00 Bir Veda Gecesiydi 01-01-1970 03:00 Mukadderat 01-01-1970 03:00 Bir Küçük Eylül Meselesi 01-01-1970 03:00