Advert
https://www.truvaedebiyatdergisi.com/files/uploads/user/1812c2be1b7978f540f3a758646b3f44-c6e26309a7dfdedf9533.jpeg
Muhammet Çavdar
Advert

Bir Uyku Bin Ölüm 

29-12-2024 18:31 4470 kez okundu.

Yamaçlarında kuru otlar topladığım uykumdan sesleniyorum

Bir aralık sabahı saçlarımı kazıtmama gülüyor kargalar

Kaldırın artık şu yaşama tutkun sayfaları masamdan
Aldırın içimde urlaşmış ne varsa pişmanlıklarıma dair

Bir kız çocuğu boyarken sarıya yolumda büyüyen taşları 
Allı, yeşilli, morlu bu kızın dokunsanız dökülecek yaprakları

İşte vakit geldi, annem ağlamaktan yorulmuş bir yıkıntı 
Kaldırın artık şu kadavrayı, odamda karanfil ve kasımpatı

Ben rüyama tabir aramıyorum kayan gözyaşları altında 
Yamaçlarında yuvarlandıgım çocukluğum duruyor karşımda

Titreyen minicik eller, nasırlı avuçlar içinde kayboluyor
Dünya hali işte, en son yaşanan, ilk önce unutuluyor

Rüyamdan kopup gelen ne varsa aylaklıklarıma dair
Cenazeme katılıyor insan hariç canlılar kurt, kuş vesair

Kuru otlar yanıyor, yanıyor bağrım, uykum ağır annem
Derinlerden gelen bir Sur sesi yetmiyor uyanmama ciğerparem

Neler Söylendi?