Advert

Ölüm Üzre Karmaşık Vesilelerim / Yusuf Gökbakan

Yaxan: Yusuf Gökbakan -ÖLÜM ÜZRE KARMAŞIK VESİLELERİM

DENEME - 13-09-2025 12:01 614 kez okundu.

Ölüm Üzre Karmaşık Vesilelerim / Yusuf Gökbakan
Advert

ÖLÜM ÜZRE KARMAŞIK VESİLELERİM

Biri sürekli gözyaşlarımı boyuyor, aynaya bakıyorum; renk renk mayiler süzülüyor yanaklarıma.

Sen misin o? Ayna seni göstermiyor ama boyama işi halen devam ediyor. Elini; fırçayı tutan elini görsem sen olduğunu anlayacağım ama ne fırçayı ne eli görebiliyorum. Sonra kısık ve uğultulu bir ses, böyle iğreti durmuyorsun, hani bir şiirinde ağlarken “Çok çirkin oluyorum.”diyordun ya, “Şimdi çirkin değilsin.” diyor.

Yakaladım seni, seni sesinden yakaladım diyorum bağırarak ama yalan. Ses çok uğultulu, kesin bir eminlik yok bende.  Belki sen olmanı istediğimiz için öyle sanıyoruz; ben, kulağım, gözüm ve kalemim. 
Şelale olsun mu katışıksız,  renkli öz suların? Şelale diyorum, çizeyim mi aynaya? Tanınmış olma endişesi yok diyecekken “Peki niye böyle kısık ve uğultulu sesi; niçindir eli ve fırça aynada aksetmiyor?” düşüncesi, allak bullak ediyor zihnimi.

Benim tanımamı istiyor, belki bir sınavdan geçiriyor beni. Tanımazsam duygularım sınıfta kalacak, boyası dökülecek göz mayilerimin. Ayna çatlayacak, duvar yarılacak, ayakları kırılacak sandalyemin; havada oturacağım, sınıfta kalırsam.

Keklik seslerini duymayacak kadar sağır olacak kulaklarım, o kadar yani. Kalemtıraş harıl harıl çalışacak, ortada kalem filan kalmayacak, o kadarın üstünde bir o kadar yani. Masanın üzerinden düşecek su bardağı, akvaryumla aynı anda patlayacak. Balıklar vazoya doğru koşuşacak can havliyle, solmak istemeyen çiçekler yer vermeyecek balıklara, vazo kıs kıs gülecek ortamın bu haline. Ampul geçecek senfonik bir cızıltıyla. Boş çaydanlık fokurdayacak her nasılsa, her niyeyse kurum dökülecek demlikten. Pencerenin perdesini öpecek karanlık arzuyla. Kalp ve kapı sökülecek, yerine yarım yarım tuğlalar örülecek, ortalığı kaplayacak sıva harcı, aynanın çatlağını sıvayacak tuğlalardan sonra.

Kafesin kapısı açılacak, odanın içinde tüy döke döke uçuşacak muhabbet kuşları, yerine beni kafesleyeceksiniz biliyorum; sen, elin, fırça ve boyasız gülüşlerin...

Duraksız gidecek bilinmeyene, otobüsler. Dudakların dudaklarımı çatlatacak, tanıyamazsam seni.

Meçhul bir travma, meçhul olmayana kefenleyecek beni. Oysa ben, seni tanımadan ölmek istemiyorum. Seni tanımadan ölmeyi, ölümüne istemiyorum.

Kargaşamı tabuta sığdırman da imkânsız ya hani...

Vesilelerimin üstüne toprak atmakla yetinebileceksin sadece, bu da sana yetmeyecek.

Moleküler hiçlik dağılımı, bu yapmaya çalıştığın bana.  Üfleyince tuz buz olacak içim. Sanki bu yetecek sana! 

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

Editör: Deniz İmre

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Hüznün Gerçek Yüzü (Küçük Hikâyelerim 2) / Vahap Acar

Hüznün Gerçek Yüzü (Küçük Hikâyelerim 2) / Vahap Acar

15-05-2026 - DENEME

Sevgi ve Güven / Şadan Köse

Sevgi ve Güven / Şadan Köse

14-05-2026 - DENEME