Advert

Mümin, Rabb’inin Tuttuğu Aynadır / Efraim Güney

Efraim Güney -MÜMİN, RABB’İNİN TUTTUĞU AYNADIR

DENEME - 02-08-2026 17:55 85 kez okundu.

Mümin, Rabb’inin Tuttuğu Aynadır / Efraim Güney
Advert

MÜMİN, RABB’İNİN TUTTUĞU AYNADIR
 
"Mümin, müminin aynasıdır."

Bu söz, sadece güzel geçinmeyi öğütleyen bir ahlak cümlesi değildir. Bu hadis, insanın kendi hakikatine açılan en sessiz kapılarından biridir. Çünkü ayna, hiçbir zaman sana yeni bir yüz vermez. Ne kusurunu gizler ne güzelliğini çoğaltır. Sadece sende olanı, senden sana gösterir. İşte hakiki mümin de böyledir: O, seni yargılamak için değil kendinle tanıştırmak için hayatına girer.
 
İnsan, kendi nefsinin içinde yaşarken en çok kendine körleşir. Kibrini vakar zanneder. Öfkesini “haklılık” diye savunur. Egosunu “karakter” sanır. İnatçılığını “duruş”, sevgisizliğini “mesafe”, dünyaya bağlılığını ise “sorumluluk” diye isimlendirir. Nefis, en büyük sihirbazdır. İnsana kendisini bile fark ettirmeden onu kendine yabancılaştırır. Sonra Allah, kuluna bir kul gönderir. Belki tek kelime söylemez. Belki sadece hâliyle konuşur. Onun sabrında kendi taşkınlığını görürsün. Onun tevazusunda sakladığın gururunu... Onun merhametinde taş kesilmiş kalbini... Onun teslimiyetinde ise kendi telaşını... İşte o an, aynaya bakmışsındır. Çünkü Allah bazen hakikati gökten indirmez. Bir kulunun hâline giydirir. Ve seni, başka bir müminin kalbinde kendinle yüzleştirir. Bu yüzden insan, en çok kardeşinde kendini seyreder. Birinin kibri seni öfkelendiriyorsa belki aynı gölge içinde de dolaşıyordur. Birinin gösterişi içini yakıyorsa belki nefsin o hastalığın izini taşıyordur. Çünkü insan, çoğu zaman başkasındaki kusura değil kendi içinde sakladığı yankıya tepki verir. Arifler boşuna söylememiştir: "Seni en çok rahatsız eden şey, belki Rabb’inin sana gösterdiği aynadır." Fakat mümin aynası sadece kusurları göstermez. O, umudu da gösterir.
 
İnsan bazen yorulur. İnancı incinir. Kalbi kırılır. Dizlerinin üzerine çöker ve artık ayağa kalkamayacağını zanneder. Derken Allah, yoluna salih bir kul çıkarır. Onun dürüstlüğünü görür. İffetini... 

Emanete sadakatini... 

Secdesindeki huzuru... 

Duasındaki teslimiyeti... 

Ve içinden sessizce şöyle geçirir: "Demek ki bu çağda da kirlenmeden yaşanabiliyormuş." İşte o an sadece bir insan görmezsin. Kendinin olabileceği hâli görürsün.
 
Gerçek mümin seni utandırmaz. Seni ezmez. Yaranı deşmez. Parmağını yüzüne uzatıp kusurlarını saymaz. Sadece varlığıyla kalbine ışık düşürür. Çünkü hakiki nasihat, kulağını inciten söz değil kalbini uyandıran hâldir. Mümin, mümine sadece kendisini göstermez. Rabb’ini de hatırlatır. Onun yanında dünya biraz küçülür. Nefsin sesi biraz kısılır. Kalp yumuşar. Gözler derinleşir. İnsan, unuttuğu secdeyi yeniden hatırlar. Ve anlarsın ki bazı insanlar konuşarak değil yaşayarak tebliğ eder. Onların sessizliği bile zikirdir. Bakışları duadır. Ahlakları Kur'an'ın satırlara değil hayata yazılmış hâlidir. İşte onlar, yeryüzünde dolaşan en berrak aynalardır. Onlara bakan, aslında kendini değil Rabb’ine dönmesi gereken yolu görür.
 
***


Editör: Pınar Akyüz Atmaca

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Külün İçindeki Çığlık: İnsan ve İhmal / Ayşen Daşkın

Külün İçindeki Çığlık: İnsan ve İhmal / Ayşen Daşkın

31-07-2026 - DENEME

Giderken Kalmak İstedim / Nevin Aktekin Gülfırat

Giderken Kalmak İstedim / Nevin Aktekin Gülfırat

29-07-2026 - DENEME