KUM SAATİ
Kırık bir kum saati şimdi zaman
Gel kirpi güneşi uyandıralım bu gece
Düş oluruz belki yıldızlara bakıp
Yollardan anlatırım sana
Yıllardan
Anılara gülüşler takarız olmadı
Unutma anılarda hatırlanmaz acılar
Olmadı
Hasretlere şiir yazarız bakarsın
Korkak gecelerden anlatırsın sen
Ben ciğerimi delen doktorun sevecenliğinden
Dönüyor bak göçmen kuşlar
Hem vedasız
Kanat vurmadan süzülüp sessizce
Hiçbir emanetim yok onlara
Bekledim
Bekledim çok bahar
Umut vermiştim kanatlarına
Kim bilir hangi bulutta
Küsme hakkımı kullanıyorum
Sulara küsemem
Küsemem göğe
Kuşlara
Sana
Bir de aşka
Bakma sen konuştuğuma
Yorgunum biraz deliliğim kendime
"Mazota zam gelmiş" desem sana
Anlamsız
Bir de sigarayı bırakma meselesi var
Korkma bak ışığı yakmadım
Ürkersin diye
Gel üşüyelim bu eylül gecesinde
En büyük yanılgı değil mi
Herkesi sen gibi sanmak
Aldanmak
Çocuk ayaklarımın sızısı kalmış aklımda kışlarda
Değilmiş kirpi
Üşümek soğuk seslerde
Ağustos sıcağında
Bir neşterden de keskin aslında
Boyası kirli odalarda
Söylesene ne yapayım bunca sevdayı
Onca da hasreti var
Gözlerimi ne yapayım şimdi
Utanmış bakmalara
Yaş olup bir nehirce kavak gölgelerinde
Hele de gece
Hele de gece
Şu umutlar olmasa
Susuyor cırcır böcekleri bak
Ve kırık zamanı tutan kum saati
Kabuklarını kaşıyorum yaraların
Anladım bitiremem bu geceyi
Güneşi erken çağırsan olmaz mı kirpi
***
Editör: Seher Uslu

















