GÖZLERİNİN SIRRI
Bir kadeh şerbeti sundun da bana,
Mest oldu yüreğim döndüm şaşkına.
Nasıl kapılmışım bilmem sevdana,
Düştüm usul usul aşkın bağına.
Bakışın bir ömre bedeldir meğer,
O kara gözlerin bin yıla değer,
Cihanı önüme serseler eğer,
Değişmem saçının tek bir bağına.
Gönül tezgâhında hasret dokurum,
Adını dilimde verdim okurum,
Aşkının ateşinde yanan korum,
Razıyım ömrümün dertli çağına.
Ne Leyla anladı böyle derinden,
Ne Mecnun sarsıldı arzın yerinden.
Bir buse lütfeyle gonca lebinden,
Merhem ol kalbimin eski dağına.
Gözlerin bir yangın kül etti beni,
Kadir kıymet bilmez kul etti beni,
Savurup her yana yel etti beni,
Bıraktı ömrümü dert ortağına.
Yusuf’un dilinden dökülen hece,
Seni fısıldıyor ruhuma gece,
Çözülmez bu sevda gizli bilmece,
Beni de hapsetme gam zindanına.
***



















