Advert

Zamane Dervişinin Eleği / Sebahattin Polat

Sebahattin Polat -ZAMANE DERVİŞİNİN ELEĞİ

DENEME - 14-07-2026 03:00 75 kez okundu.

Zamane Dervişinin Eleği / Sebahattin Polat
Advert

ZAMANE DERVİŞİNİN ELEĞİ

İlk nefesten itibaren hayat, bir çoğalma hikâyesidir; bilgi birikir, tecrübe katlanır, hafıza dolar. Zaman, insanın ruhuna dünyadan kalın bir kabuk örer; mülk ediniriz, isim ediniriz, haklılıklar biriktiririz.

 Oysa hakiki tekâmül bir ekleme değil, eksiltme sanatıdır; o kalın kabuk çatladığında bilgi durulur, tecrübe elenir, hafıza arınır.

Bu sessiz seçişin ardında, insanın içinde çalışan görünmez bir elek vardır. Kimi ona bilinç der; kimi idrak kimi gönül... Her tecrübe o eleğe düşer; zamanın sabırlı ellerinde ağır ağır elenir. Günün sonunda, eleğin deliklerinden aşağı süzülen, fazlalıklardan arınmış o saf cevherdir; öz.

İşte insan ancak o öze ulaştığında fark eder; uğruna dünyaları yaktığı hırslar, günlerce içini kemiren kırgınlıklar, “keşke” diye diye uykularını kaçıran pişmanlıklar… Hepsi o eleğin üzerinde kalmış, zamanla ufalanıp yok olmuştur. Ne tuhaf… Kaybettiğini sandığın anda, aslında en büyük kazancına ulaşırsın. Çünkü hafiflemek, boşalmak değildir; hakikatle dolmaktır.
Üstelik hakikatle dolmak, bir kereye mahsus bir temizlik de değildir. Yaşadıkça yinelenen, her an süren bir arınma hâlidir. Öyle ki modern zamanın ortasında; metronun uğultusunda, plaza katlarının soğuk ışığında, bulaşık suyunun sıcaklığında bile durmaksızın çalışır o elek. Ve kimse görmez, kimse bilmez; zamane dervişinin hırkası yoktur, tacı yoktur, tekkesi de yoktur. Onun zikri sessizdir; çilehanesi ise kendi içidir.
İnsan, o içsel çilehanede eledikçe anlar: Sadeleşmek eksilmek değil, aksine çoğalmaktır. Kişi kalabalığın içinden sıyrılıp kendi ıssızlığına vardığında, orada bütün bir kâinatı bulur. Fazlalıklar çekildikçe yerlerine ancak o zaman mânâ yerleşir.

Belki de bütün mesele budur: Hayatın bizi döve döve öğrettiği o kadim sır. Önce toplayacaksın, sonra dağıtacaksın. Önce dolacaksın, sonra arınacaksın. Ta ki geriye senden, senden de öte bir şey kalana dek.

O vakit susarsın.

Çünkü eleğin altında kalan o saf tortu, artık kelâma sığmaz.

***


Editör: Deniz İmre

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Kelimesi Elinden Alınan İnsan / Hüdayi Azbay

Kelimesi Elinden Alınan İnsan / Hüdayi Azbay

13-07-2026 - DENEME

İnsan Değil Medeniyet Değişti / Erkan Süğüt

İnsan Değil Medeniyet Değişti / Erkan Süğüt

11-07-2026 - DENEME