LEYLİM
soğuk kuşlardı gün sonunu çizen
gelir hüznüyle yorgun akşam
tutsak bir yalnızlıktı gözlerimde eylenen
karmaşık duygulardı mutsuzluğa götüren
kanla gölgelenir üstümüze akşam
yalnızlıktır sevi kişiyi yok eden
tüm güzellikleri eliyor akşam
delimsirek bir acı çoğalır içimde
dudağımda ilk yağmur damlası
ayrılığın getirdiği hasret yüreğimde
unuturum kendimi acılı bir şiirin dizelerinde
alnımda bir yorgunluk çizgisi
dumanlanan bir cigara dişlerimin arasında
sende kaldı yüreğimin yarısı
yosun tutmuş yeşil gözlerin
göz bebeklerinde anlaşılmaz gizem leylim
dökülürdü dudağından yumuşacık sözlerin
kınalıydı ak ellerin
aklım sende kaldı be güzelim
tel tel çizilir yüzüme saçların
leylim ley leylim
karanlıkta akan seyyale
ruhumda imgelenen duyguları götür yâre
onun güzelliği sığmıyor hayale
göğünde ay hale
bir mavzer kurşununda yüreğim pare pare
sedef kakmalı bir ud sesiyle
al götür sevdamı yâre
semada sere serpe yıldızlar
sol yanımda gizli bir yangın alevlenir
göz pınarlarımda dolu dolu yaşlar
gönlümde efkâr
andıkça seni gözlerim bulutlanır
eğri bir hançer deşer yarayı yâr
acılı sesim dağlarda yankılanır
***


















