DERİN GURBET
Avucumda bir avuç toprak, rengi tanıdık;
Burada rüzgâr yabancı, burada güneş solgun.
Oysa uzaklarda bir yerlerde, güneşten yanık
Dağların serin gölgesi var, başım yorgun.
Gitmeler yorar insanı, dönüşler ise derin,
Köklerin uzadığı yerdir asıl menzilin.
Su akar, yolunu bulur, döner yatağına,
Ben de sığınırım o eski, o kadim çağrına.
Yıldızlar başka türlü parlar orada, bilirim;
Her ağaç bir hatıradır, her kaya;
Yamacında edilmiş bir yemin saklar.
Bir gün biterse gurbetin bana koyduğu yasaklar,
Toprağıma sarılır sessizce, kendimi dinlerim.
***


















