ANNEYE GÖNDERİLMEMİŞ MEKTUPLAR
Sanki hüznümle sözleşmiş gibi mevsimler. Ben annemin narin, kırılgan bir mevsim çiçeğiydim oysa.
Nasıl da kulağımda nasihatleri:
“Ben senin saçlarını okşayarak büyüttüm kızım. Kimsenin saç tellerini ağartmasına izin verme kızım. Sana ağır gelen hiçbir şeyi yük etme. Sevgini haketmeyenlere fazla değer verme. Üzmesin hiç kimse benim tomurcuk gülümü."
Büyüdüm anne...
Şimdi yoksun bir bahar akşamı kayıverdin avuçlarımdan. Mevsimler yas tuttu, ben ağladım anne.
Hayat bu kadar mı zor.?
Çok yoruldum. Senin güçlü kızın şimdi tek başına sırtlıyor dünyanın yükünü.
Yine bir bahar akşamı. Dışarda cırcır böceklerinin sesi. Hafiften bir rüzgâr esiyor. Bahçeye bu gün senin sevdiğin güllerden ektim. Senin diktiğin o kırmızı gül nasıl da büyüdü. Önce koparmaya kıyamadım. Sonra belki kokun gelir diye kopardım. Masaya bir vazonun içine koydum.
Kahve yaptım kendime. Yalnız da pek içilmiyor. Bu aralar çoğalttım kahveyi. Karam da iyi, gelene gidene havlıyor kulubesinde. Bu aralar fena sardı bana. Durmadan ilgi, sevgi bekliyor. En yakın arkadaşım bu aralar.
Duvarlar boyanmak istiyor. Ama eski haline dokunma gelmiyor içimden. Boyarsam sana ait anılarım kaybolacak sanki. Duvara çaktığın çiviler hâlâ duruyor anne.
Sana özlemimi yazıyorum. Her akşam yemek yediğimiz, sohbet ettiğimiz, şen kahkahalar attığımız şu masada.
Korkuyorum anne birini sevmekten. Koruma kalkanım öyle zayıf ki. Kendim bazen çok savunmasız hissediyorum.
Bir yandan da yokluğunda hayata küsmüş babamı, hayata döndürmeye çalışıyorum. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Çok az odasından çıkıyor babam. Bazen gramafona bir plak koyuyor. Anılarıyla, senin fotoğraflarınla kalan günlerini dolduruyor.
Sen cıvıl cıvıl bir kadındın. Titiz ve temiz. Şimdi görseydin bu duvarların bakımsız halini, babamın sükutu sessizliğine çok üzülürdün.
"Hayat devam ediyor. Mutlu yaşayın" derdin.
"Hayallerinin peşinden git, asla pes etme kızım."
Üniversiteyi de bitirdim. Diplomamı aldım anne. Ne çok isterdim görmeni, benimle gurur duymanı.
Bir müddet sonra gideceğim buralardan. Anılarımdan, çocukluğumdan. Mevsimler bir bir geçiyor. Zaman hiç yerinde durmuyor. Hayat aldığını geri vermiyor.
Duvarlar boyanır. Eşyalar değişir, hayat kaldığı yerden devam eder. Kalıcı olan; anılar dağarcığında biriktirdiğimiz anılar.
"Sarı papatyam" diye severdin beni.
Zaten hiç kimse anne gibi sevemez ki. Sana yazdığım pulsuz mektuplar öyle birikti ki.
Sana bir sır vereyim mi aramızda kalsın anne.
Biri var hayatımda. Beni senin sevdiğin gibi seviyor. Koruyor beni, sakınıyor her gözden.
Hafta sonu istemeye gelecekler. Serçe kuşun yuvadan uçuyor anne. Babam terketmek istemiyor burayı. Uzun uzun konuştuk anne. Bir elim hep üzerinde olacak ama söz verdi, kışları bende kalacak. Yazın bende burada. Güller hiç sevgisiz bırakılır mı anne?
Ben o güllerin her yaprağında seni görüyorum anne.
Editör: Ümmügülsüm Hasyıldırım


















