ANNEANNEMİN GÜLLERİ
Bir ikindi günü düştü güllerin üstüne.
Bir tatlı rüzgâr esti değdi yapraklara.
Eski zaman şarkıları duyuldu sonra.
Anneannemin güllerinin bu kaçıncı mevsimi saymadım.
Ta çocukluktan bahçesinde bilirdim renklerini.
Hangi ay açacağını.
Sonra günler döndü, anneannem göçtü gitti yıllar evvel.
O küçük bahçe, gölgesinde serinlediğimiz asmayla kayboldu.
Gülleri kurtarabildim kökünden.
Alıp geldim, kendi küçük bahçemin toprağına kavuşturdum.
Can suyu verdim.
Sabır suyu.
Sonra yine yeşerdi.
Aynı mevsimde açtı önce tomurcuk, sonra top top gülleri.
Her mayıs bekler oldum ben bu renkleri.
Her mayıs sevinçle hüzün aynı anda bende saklı.
Eskilerden bir şarkı fısıldadı yüreğime rüzgâr.
“Söyle hadi” dedi.
“Anlat güllerin kısa ama derin öyküsünü.”
Vardır herkesin gönlünde pembe bir gülün öyküsü, şiiri, şarkısı.
Vardır her ruhun böyle anlattığı, çoğunu kendine sakladığı cümleleri.
Vardır, biliyorum.
Bazen bir renkle, bazen uzaklardan gelen bir kokuyla canlanıverir birden.
Ve oturur seyreylersin geçmişin filmini…
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















