YILDIZLARIN YOLCULUĞU
Gece…
Issız, kırgın, sanki bütün sessizliğiyle omuzlarıma çökmüş.
Ellerim yanaklarında bekleyen biri gibiyim;
Pencerenin kenarında, gecenin en suskun vaktinde…
Gökyüzüne bakıyorum.
Göz kapaklarım ayın kıvrımlarına dayanmış gibi ağır, yorgun.
Ama içimde…
İçimde seninle dolu duygular kıpır kıpır.
Köz olmuş yangınlar gibi sızlıyor içim,
Gözlerimse ok misali ateşli, derin.
Ayla mehtap yarışıyor yıldızlarla,
Hepsi göz kamaştırıcı.
Ben bakıyorum…
Seyrederken içimden geçen sevdamı kimse duymuyor.
Dertliyim, dinleyin demek geliyor içimden
Çünkü gönlüm,
Kalbimin en dar çıkmazlarında sıkışmış hâlde seni anıyor.
Hasretin…
Yüreğimin tam ortasında yaşayan bir acı gibi.
Gözlerimde yaşlar toplanıyor,
Sonra ellerimi kaldırıyorum,
Avuçlarımı sessiz bir dua gibi göğe açıyorum.
Hiçbir duygumu gizlemiyorum,
Kendi kendime, kısık bir sesle yalvarır gibi konuşuyorum.
“Sen bir yıldızsan
Ben de senin parıltın olayım,” diyorum.
Kalbimde sakladığım dileği göğe fısıldıyorum.
Dualarımın sonuna bir “amin” kondurup mühürlüyorum seni.
O sırada yıldızlar, sanki kalbimin içinden geçer gibi akıyor gökyüzünde.
Tan ağarana dek sürüyor bu içsel yolculuk.
Güne kavuşunca bitiyor o görünmez kavuşma hâli.
Yaşlarım ağırlaşıyor gözlerimde, gece usulca benden uzaklaşırken.
Gökteki yıldızlar yolculuğuna devam ediyor,
Ve ben…
Göğsümde taşıdığım o mavilik kadar sana yakın,
Bir o kadar da uzaktayım.
***



















