YAZ GÜNÜ
Bir yaz günü yine!
Kıspete vurmanın sırası mı ki
Ne ilk ne son.
Bir yürek devinimi anbean!
Sessizlik yaz güneşinde
Yakıcı bir telaş.
Sıcak patlamaları,
Kavruk düşler ormanında
İnzivaya çekilme seansı bu.
Suskunluğu sarıp sarmalayıp
Uçkun hâllere bürünme modunda.
Bakıp da görmeme körlüğüne endeksli,
Mavi gezegen arayışında,
İçsel duygu sellerinin,
Akışkan kodlara aykırı bir taşım.
Tüm dengeleri alt üst edip
Tüm yokuşlara direnen
Direnaj kanalları da yerle bir.
Bir kartal yalnızlığı, bazen
Tüm yükseltilerden bihaber,
Toprakta gezinen aciz fareleri,
Keskin gözlerle süzerken
Körlüğe mahkum olma acizliği.
Tüm yenilgileri kundakladım.
Yengiler masalsı düşlere mahkum,
Bir avuntu bazen!
Dudaklarda gizlenip
Mahcup cümlelerde
Perde arkasında teselli bulan,
Gölge oyununa evrilmiş
Şimşeğin, şeraresi gibi âni.
Her anı, uçurumlardan yuvarlanıp, boşluğa düşüp,
Kendi çukurunda boğuluyor.
Gün ışığına hasret loş koridorlarda
Bir saklambaç oyunu bu.
Orak böceği tavrında.
Yaz günü hatırası yine;
Her anı bir fiyasko,
Geçmiş zaman kipine kibir ekleme seansı.
***


















