Advert

Sonsuzluğun Frekansı-20 Gölge Güçlerin Yükselişi / Mine Çağlıyan

Mine Çağlıyan -SONSUZLUĞUN FREKANSI-20

FANTASTİK ROMAN - 16-08-2026 12:15 109 kez okundu.

Sonsuzluğun Frekansı-20  Gölge Güçlerin Yükselişi / Mine Çağlıyan
Advert

"Ne zaman bu hüzünlü karanlığın içinde kaybolsa elinin bir hareketiyle bu karanlığı onun zihninden kovalıyordu. Bir mucizeydi Yula ve işte yine bunu yaparak Boleslav’ı rahatlatmış ve hüznünü dağıtmayı başarmıştı." 


SONSUZLUĞUN FREKANSI-20

Gölge Güçlerin Yükselişi    

4.BÖLÜM

YANGİLER 

 

YEŞİLKÖY

BOLESLAV VE GÖKÇİL

“Nereye kayboldu bu kadar insan? Yaşlılar yok, Gökçil, kızları, Alp, Mete… Hiçbiri yok. Bu nasıl oldu biz fark etmeden?”

Boleslav, Dalya ve Gorya’yla birlikte çatı katındaki ofisindeydi. Kullandığı hiçbir güç işe yaramamış ve aradığı hiç kimseyi bulamamıştı. Kızlardan çıt çıkmıyordu çünkü artık ikisi de Boleslav’dan korkmaya başlamışlardı. Onların giderek büyüyen korkularını hissettiği anda Boleslav’ın öfkesi bıkkınlığa dönüştü; zayıflığa dayanamıyordu. Kendini bir külçe gibi koltuklardan birine bıraktı ve “Çıkın!” dedi.

— Ama…

— Çıkın dedim.

Sert ve kararlı yüz ifadesiyle sakin sesi hiç örtüşmüyordu ve kızlar bunun annelerinin en tehlikeli hali olduğunu biliyorlardı. Ona üçüncü kez tekrarlatmadan kendilerini dışarı attılar. 

Yalnız kaldığı anda Boleslav’ın gözlerinin önünde bir yüz belirdi. İşte yine oluyordu, Yula’nın yüzü geri gelmişti. Sanki tam karşısında duruyor gibiydi ve gözlerini bile kırpmadan ona bakıyordu. Bir süredir ona musallat olan bu güzel yüz artık onu sinirlendirmiyor, tersine sakinleştiriyordu. Gümüş taşı uyandırdığından beri, önceleri çok nadir ve bir sisin içindeymiş gibi hayal meyal görüyordu onu fakat sonra giderek daha sık görmeye başlamıştı; Yula’nın yüzü her defasında daha yakına gelerek sonunda da sisin içinden tamamen çıkmıştı. Sanki artık bir hayal değil, gerçekti. İşte yine onu ilk gördüğü o gündeki gibi heyecan dolu kocaman gülümsemesiyle karşısındaydı. Ama Boleslav, o tam karşısında dursa da onun gözlerinin içine bakamıyordu çünkü Yangi Diyarı’ndaki o gün ve onun cansız bedeninin görüntüsü aklından çıkmıyor ve büyük bir suçluluk duyuyordu. Yula ise, Boleslav ne zaman bu hüzünlü karanlığın içinde kaybolsa elinin bir hareketiyle bu karanlığı onun zihninden kovalıyordu. Bir mucizeydi Yula ve işte yine bunu yaparak Boleslav’ı rahatlatmış ve hüznünü dağıtmayı başarmıştı. Sanki en yakın dostuydu ve güvenebileceği tek varlıktı.

Gökçil, Boleslav’ın zihninde beliren, hiç tanımadığı ama adının Yula olduğunu duyduğu bu yüzün, onun üzerinde ne kadar pozitif bir etkisi olduğunu görünce çok şaşırdı. Yula her göründüğünde, kız kardeşinin o eski ışık saçan iç güzelliğini ortaya çıkarıyordu. Fakat biraz sonra, onun görüntüsü ortadan kaybolunca Boleslav yine değişken ruh hallerine girmeye başladı. O ışık saçan halinde çok kalamadan bir şekilde yeniden karanlığa döndü. 

Tuhaf olan şey, karanlıkta da çok kalamamasıydı. Buradan da ikisinin arasında bir yere; zihninin daha pasif kaldığı nötr bir dinlenme haline geçti. Bu döngü sürekli tekrarlanırken Gökçil, kardeşinin artık bu geçişlerden yorulmaya başladığını hissetti. Boleslav, gerçekten de yorulmuştu ve sonunda bir şekilde zihnini durdurarak döngünün son aşamasında, pasif dinlenme halinde kalmayı başardı. Öfkeli değildi artık; herhangi bir planı yoktu o anda; mutlu ya da hüzünlü de değildi; hiçbir şey hissetmiyordu ve zihninde tek bir düşünce bile yoktu. Onun bu derin sessizliğinde, Gökçil, onu ne kadar çok sevdiğini hatırladı ve onunla konuşmak için büyük bir özlem duydu. Hatta bir an için bunu gerçekten yapabileceğini ve Boleslav’a ulaşıp onu geri kazanabileceğini bile düşündü. Eğer mor Yangi taşının uyarısı olmasaydı enerjisini serbest bırakacak ve sonra da kardeşine sımsıkı sarılacaktı. Ama taş, “Şimdi değil.” diye fısıldamıştı sanki kulağına…         

Boleslav, biraz sonra, sanki aklına bir şey gelmiş gibi oturduğu yerde birden doğruldu ve cebinden gümüş bir taş çıkardı. Sonra da yeniden arkasına yaslanıp parmakları arasında dolaştırdığı bu taşı, gizemini çözmeye çalışıyormuş gibi dikkatle incelemeye başladı. Bu gümüş taşın ortaya çıkması Gökçil’in cebindeki mor taşı da hareketlendirmişti. Çok geçmeden, mor taşın enerjisinden, Gökçil, bunun da bir Yangi taşı olduğunu anladı. Gümüş taş, tam o anda göz kırpar gibi bir kez yanıp söndü, sanki o da mor taşın varlığını fark etmişti. Taşların bir araya gelmek istedikleri aşikardı ama Gökçil kendini açık etmeden gümüş taşı Boleslav’dan nasıl alabileceğini bilmiyordu. Fakat hiçbir şey düşünmesine gerek kalmadan gümüş taş, onu duymuş gibi Boleslav’ın avucunda bir kez daha parlayıp hareket etmeye, sonra da yere düşüp Gökçil’e doğru yuvarlanmaya başladı. Onun tam önünde durup söndü.           

Boleslav, bu taşı ve gücünü asla tam olarak anlayamamıştı. Onunla neden kaldığını ya da gücünü kullanmasına neden izin verdiğini de bilmiyordu. Aslında taşın istediği anda ortadan kaybolabileceğinden neredeyse emin gibiydi. Önünde sonunda gidecekti ama bir şekilde zamanını bekliyordu sanki. Gümüş taş, bu düşünceleri onaylar gibi bir kez daha yanıp söndü ve aniden ortadan kayboldu. Boleslav, tam o anda son bir kez daha Yula’nın yüzünü gördü, sanki ona veda eder gibiydi. O da içinden ona veda ederken, zihninde hiç beklemediği birinin sesini duydu.

“Beni özledin mi?”          

Gökçil, Boleslav’ın zihnindeki sesi duymuştu ama ne olup bittiğini merak etse de cebinde bir araya gelen taşlar, sabırsızca ona hareket zamanının geldiğini söylüyorlardı. Taşların talimatları çok açıktı ve Gökçil, görevinin önemini hemen anlamıştı, vakit kaybetmeden gitmek zorundaydı. 

“Düşmanı yenmenin tek bir yolu var. Diğer bütün taşlar bir araya gelmeli ve zaman kalmadı. Şimdi!” diye fısıldamıştı taşlar.

Gökçil bu düşmanın kim olduğunu bilmiyordu, taşlar 

onu göstermemişti ama içinden bir ses onun Boleslav olmadığını söylüyordu.

Devamını okumak için tıklayın

***

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Sonsuzluğun Frekansı 19 - Gölge Güçlerin Yükselişi / Mine Çağlıyan

Sonsuzluğun Frekansı 19 - Gölge Güçlerin Yükselişi / Mine Çağlıyan

09-08-2026 - FANTASTİK ROMAN

Sonsuzluğun Frekansı 18 -Gölge Güçlerin Yükselişi / Mine Çağlıyan

Sonsuzluğun Frekansı 18 -Gölge Güçlerin Yükselişi / Mine Çağlıyan

02-08-2026 - FANTASTİK ROMAN