Advert

Yaşadık mı Yaşadık! / Ahmet Keskin

Yazan: Ahmet Keskin -YAŞADIK MI YAŞADIK!

SÖYLEŞİ - 21-09-2024 17:03 709 kez okundu.

Yaşadık mı Yaşadık! / Ahmet Keskin
Advert

YAŞADIK MI YAŞADIK!

Dünden kalanlar:
Çocukluğumuzu yoksulluğumuza rağmen doya doya yaşadık bizler. Başlık cümlemin devrikliğince her günümüz kendi farklılığını yaşadı. Bazı bazı kuş avladık, ağaçlara tırmandık, körebeler ile saklandık, yağ satarımlar ile satıcı, dokuz taş ile yıkıcı, ebe vurasıya dek yapıcı, demirci kadar çelik çomak vurucu, arkadaşları oturtup gömülecek çukur açasıya kadar kazıcı, ev büyüğünden "Niye camı kırdın!" tokat yiyici, başkalarına yardım edecek kadar yardımcı…

Olduk da olduk. Dört duvarlar hiç bir zaman üstümüze üstümüze gelmedi. Günü dışarıda, sokakta, okulda, arkadaşlar ile birlikte kalabalıklarda geçirdik. Sabahlarımıza öğlenler, öğlenlerimize ikindiler, ikindilere akşamlar karıştı. Hareketsizliği  hiç mi hiç sevmedik. Büyüdükçe sokaklarımızı genişlettik. sokaklardaki çocuklar ile hem arkadaşlık, hem düşmanlıklar yaşadık. Bazı bazı simidine, gazozuna maçlar, bazı bazı darı bahçelerinin anızlarında harpler ettik. Maçta düşenleri kaldırdık, harp oyununda başı yaralanıp kanayanları tımar ettik. Yarışlar düzenleyip kısa, uzun mesafeli maratonlarımız oldu. Komşu at arabalarını yerinden kaldırıp üç sokak öteye saklamalarımız, sahibiyle sözde yardım adı altında arayışlarımız oldu. Hem kötüydük, hem de iyi. Çocuktuk işte.

Büyüklerimizi hep saydık, küçüklerimizi de sevdik.

Öz evimizden gördüğümüz ilgiyi, yan, öte evlerden de aynı şekilde gördük. Sokak oyunlarımızda bir ıslık çalmasıyla toplandık, sır olunlar ile kaybolduk. Çocuk seslerimizi alıp saklandık. Tek tek bir ağaç olsak da zamanı geldiğinde orman olduk. Yaramazlıklarımız tatlı idi. Sadece kaşları çattırır, küçük bir jest ile çatılan yüzleri güldürürdük. Bazı bazı molalarımızda meddahlaşır, şeker çuvallarını gerip Karagöz ve Hacivat’laşır, hazır cevaplarımız ile Nasreddin Hoca’laşırdık.

Okumak kadar yazmaya, dinlemek kadar anlatmayada açıktık. Sarı saman yapraklı defterlerimiz, silmeye ihtiyaç duymayalım diye kopya kalemlerimiz vardı. Hele hele çizgi romanlarımız, Tahir ile Zühre, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Köroğlu, Hz Ali'nin cenklerini anlatan çeşitli kitaplar, günlük olayları ağıtlara dönüştürmüş yirmi beş kuruşluk kâğıtlarımız vardı. Çoğu zaman kitaplar ile geçti. Harçlıklarımızı onlar, bizler de onları yuttuk. Sınıf geçen ağabeylerimizin kitapları tamir edilip ders aracımız oldu. Biz de arkadan gelenlere bıraktık. Önce kara önlükler giydik mahalle okullarına giderken. Bu yüzden hepimiz aynıydık. Ortaokulda takım elbise, beyaz gömlek, sarı şeritli şapkalarımız oldu. Tek bir sınavımız vardı, bitirme sınavı. Sonradan sınavlarımız arttı. Birer yarışcıya dönüştürüldük…

Bizler çocukluğumuzu doyasıya yaşadık.

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Türkülerimizdeki Öldüren Sevgi / İrfan Erdoğan

Türkülerimizdeki Öldüren Sevgi / İrfan Erdoğan

02-12-2024 - SÖYLEŞİ

Demans / Fatma Ayten Özgün

Demans / Fatma Ayten Özgün

02-12-2024 - SÖYLEŞİ