YALANCININ MUMU
Tanıştığım herkes, istisnasız herkes çok iyi. Olumsuz tüm olaylar onları bulmuş. Kötü kalpliler hep onlara cadılık yapmış.
Can kulağıyla dinliyorum insanları. Hatta bazılarının, hayat hikâyelerinin günlerce etkisinde kalıyorum.
Herkes çok adil, herkes çok sevecen, herkes çok merhametli. Bakıyorum davranışlarına, söylediği sözlerden eser yok. Ya kendilerini tanımıyorlar ya da kendilerinde görmek istedikleri özellikleri varmış gibi anlatıyorlar.
"Ben yalanı sevmem!" diye başlıyor genellikle cümleler. Hah diyorum içimden, işte tam benim kafadan!
Bazılarının adları yanlış, bazılarının mezun oldukları okul yanlış, bazılarının unvanları yanlış, bazılarının çalıştıklarını söyledikleri işler yalan.
Kendi adı, tahsili, işi yalan olandan ne beklenir ki?
İnsan ikide bir unvanını neden kullanır ki?
Eskiden yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış, şimdi Google var ve içeriğine yüklenen her şeyi doğru aktarıyor.
İnsanlar artık yatsıyı beklemiyorlar, kim kime yalan söylediyse doğrusunu açıklasın bence.



















