Advert

Şiddet Sarmalı / Kemal Tekir

Kemal Tekir -ŞİDDET SARMALI

SÖYLEŞİ - 08-10-2024 14:34 964 kez okundu.

Şiddet Sarmalı / Kemal Tekir
Advert

ŞİDDET SARMALI

Son yıllarda dünyada ve ülkemizde giderek tırmanan, kontrolden çıkan, öfke ve tepki kontrolünü yitirmiş insanların neden olduğu can ve mal güvenliğini tehdit eden boyutlara varan bir şiddet sarmalıyla karşı karşıyayız.

İnsanlığın var oluşundan beri şiddet farklı boyutlarda süregelen bir olgu. Şiddetin; biyolojik, sosyolojik, fizyolojik, psikolojik çeşitli nedenleri var. Az gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda hatta gelişmiş toplumlarda bile şiddet, insanları korku, kaygı iklimine sokan endişe verici bir tırmanışta.

Evde, işte, okulda, toplumsal yaşamda aşırı gergin, stresli, öfke kontrolünü yitirmiş, asık suratlı, suça yatkın insanlar çoğalmaya başladı. İnsanların bir kısmı adeta patlamaya hazır pimi çekilmiş bomba. Basit meseleler yüzünden kavga ve kaos toplumsal yaşama hakim olmakta. İşin özünde; eğitimsizlik, cehalet, amansız ve kıyasıya rekabet. Başkaları üzerinde güçle hakimiyet kurma, sindirme, bastırma bazen de “dayak cennettten çıkmadır” diye çarpık anlayışlarla şiddeti meşrulaştırma eğilimleri de etken olmakta. Görsel yayın araçlarında şiiddet içerikli filmler revaçta. Şiddeti özendirmekte teşvik etmekte, yangına körükle gitmekte adeta.

Şiddet, mobingle başlar. Tehdit, hakaret, baskı, dayatma, fiziksel güç, cebir kullanma, taciz, tecavüz, cinayet gibi olgularla sürer.

Zamanla göre göre şiddet olayları kanıksanır. Bazen de çeşitli saiklerle kutsanır.

Şiddetin her türü çağdışı bir sömürü aracıdır. İnsanların ve bütün canlıların yaşam hakkı vazgeçilemez, devredilemez en temel ve kutsal haktır.

Şiddet sarmalı günümüzde salgın pandemik hastalıklar gibi tehlikeli bir vakadır.

Kimden gelirse gelsin her türlü şiddete, baskıya, haksızlık ve hukuksuzluklara karşı ortak tavır koyulmalı; "bana değmeyen yılan, bin yaşasın" anlayışından kaçınılmalıdır.

Şiddet olaylarına karışanlar hak ettikleri cezayı almalı. Cezalar; caydırıcı, suçu önleyici olmalıdır.
Defalarca suç işleyen, suç makinası olmuş insanlar; iyi hal indirimleriyle sokağa salınmamalıdır.

Planlı programlı, tasarlayarak cinayet işleyenler; ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet cezalarına çarptırılmalı.

Suç işleme oranlarını artıran uyuşturucu madde bağımlıları tedavi yoluyla rehabilite edilmeli, uyuşturucu kaçakçısı baronlarla, örgütlü mafya gruplarıyla topyekün mücadele etkin bir hızla, kararlılıkla sürdürülmelidir.

Hiçbir suç cezasız kalmamalı, suçlular hak ettiği cezalara çarptırılmalıdır.

Şiddetin en büyük hedefi ve mağduru olan kadınlar, çocuklar özenle korunmalıdır.

Şiddete dur demek için gerekli; idari, siyasi, iktisadi, adli tedbirler amasız, fakatsız, şartsız, ertelemeden, ötelemeden, ivedilikle, toplumsal ve siyasi mutabakatla alınmalı ve hayata geçirilmelidir. Şiddetin panzehiri; sevgi, saygı, hoşgörü iklimidir, eğitimdir, ilimdir, bilimdir, cehaletle mücadele etmektir. Sömürgen asalakların, küresel güç odaklarının; parçala, böl, ayrıştır kutuplaştır, çatıştır 
zihniyetiyle mücadele etmektir. Silahlanma yarışına son vermektir. Etik ve ahlaki değerlerdeki çürüme ve yozlaşmaya, çifte standartlı, çarpık zihniyetlere son vermektir.

"Adalet; mülkün temelidir. Geciken adalet; adalet değildir."

Şiddetin kol gezmediği bir dünyada barış ve huzur içinde, kardeşçe bir arada yaşama dileğiyle...
Sürçülisan ettiysem affola...

Ediyor: Suna Türkmen Güngör

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Türkülerimizdeki Öldüren Sevgi / İrfan Erdoğan

Türkülerimizdeki Öldüren Sevgi / İrfan Erdoğan

02-12-2024 - SÖYLEŞİ

Demans / Fatma Ayten Özgün

Demans / Fatma Ayten Özgün

02-12-2024 - SÖYLEŞİ