KARANLIK VE ADAM
kara bir el gibiydi karanlık,
ışıltılı yıldızlarla doluydu gece,
parıltısı düştü damlar üstüne,
bir korku sardı yüreğini
çoğaldı kederi.
ışıdı gecede ay,
acıları büyüdü yürekte.
titreyen alevinde isli bir lambanın
yol aldı düşünce.
gecenin kör bir vaktinde
çalınmış çiçekli uykuları.
kirli bir karanlık bulaşmıştı gözlerine
titreşirken sokak lambaları.
günün yorgunluğunu bırakarak aynalara,
yürüdü gölgesini vurup kaldırımlara.
yüzü küf rengi, beti benzi soluk,
gözleri fersiz mosmor dudakları,
yüz çizgileri tel tel gerilmiş,
yüreğinde sevdanın gizli ağrısı,
sigara üstüne sigara dumanladı.
buğday sarısı saçlarını verdi rüzgâra,
mavi bir kuştu umut su mavisi gözlerinde,
kanat çırpıp gitti ıssızlığa.
ilmik ilmik döküldü yüreğine özlem
kuşkulu gözlerle baktı karanlığa.
meydan saatlerinde zaman durmuş.
yürüdü şehrin ışıklı caddelerine,
bir an evvel varmak için sabaha,
yitip gitti karanlıkta...
***


















