HÜZÜN ve MUTLULUK
El ele yürüdüler, gözgözeydiler
Yarı gecede hüzünlü ay ışığı
Çarpık kaldırımlara gölgelendiler
Uzadı geceye ay sarışınlığı
Çocukları yoktu, çok kederliydiler
İç çekişleriyle ağlıyordu kadın
Bir çay bahçesinde durup eylendiler
Adamın dudağında kırgın ıslığı
Birer çay, iki de simit istediler
Düştü masaya güllerin yalnızlığı
Ümitsizce çarpan iki yürektiler
İç çekişleriyle ağlıyordu kadın
Bu iki yürek çayı yudumladılar
Gözlerinde mumun titreşen ışığı
Birbirlerine daha çok sokuldular
Düştü alınlarına ay serinliği
Umutsuz bir yalnızlık içindeydiler
İç çekişleriyle ağlıyordu kadın
Ayrılıp çay bahçesinden yürüdüler
Çöktü kararan gecenin serinliği
Acı bir keman sesiyle irkildiler
Düşmüştü saçlarına ayın aklığı
Kulak verip musikiyi dinlediler
İç çekişleriyle ağlıyordu kadın
Çiçek satan güzel bir çocuk gördüler
Gözleri menekşe, yağmur ıslaklığı
Çocuğa kimsin, nesin diye sordular
Çocuğun yüzünde gecenin saflığı
Sevdiklerim tren kazasında öldüler
İç çekişleriyle ağlıyordu kadın
Gel bizimle çocuğumuz ol dediler
Gelirim dedi yüzünde ay saflığı
Bu üç sevgili şimdi el eleydiler
Yüreklerinde sevinçlerin çığlığı
Sevinçle ıslak yollara yürüdüler
İç çekişleriyle gülüyordu kadın



















