EVRENİN GİZLİ NİYAZI
Sis basar patikayı tan yeri atmadan,
Çiy düşer yaprağın mahrem yüzüne.
Kuş uçup gölgesini suya katmadan,
Güneş ilk izini vurur gözüne.
Işıklar kırılır damla içinde,
Irmak kavis çizer taşın bağrında.
Her zerre çırpınır başka biçimde,
Sonsuzluk saklanır ânın çağında.
Toprak kucaklarken kırık dalını,
Filizler yarar o ketum sertliği.
Zaman unuturken dünün hâlini,
Doğa baştan yazar tek bir varlığı.
Yıldızlar dökülür koyu örtüye,
Bir uğultu sarar tenhalıkları.
Rüzgâr yön değiştirip değer bükteye,
Fısıltıyla örer karanlıkları.
Ne bir harf dökülür ne bir ses çıkar,
Sessizlik büyütür özdeki aşkı.
Yürekte bir duygu derine akar,
Sarmalar insanı evrenin meşki.
Yum gözünü dinle bak neler söyler,
Sessiz tefekkürle konuşur her can.
Bütün bu varlıklar sırrı fısıldar,
Ruhun huzur bulur sustuğu zaman.
***



















