HESAP YOK SANMAYIN ŞİİRİ ÜZERİNE
Hayat insana birçok çok şey gösterir; haksızlıklar, kul hakkı, makamın ve paranın peşinde kaybolanlar, vicdanın sustuğu anlar. Fakat insanın unutmaması gereken bir gerçek var.
Bu dünya ne kadar büyük görünürse görünsün, herkes kendi yaptıklarıyla baş başa kalacağı bir günün yolcusudur.
Ben bu şiirimde insanı önce kendi vicdanına, sonra inancına dönüp bakmaya çağırdım. Kalemimden çıkan bu dizeler; kul hakkını, adaleti, insanlığı, helali ve hesabı hatırlatıyor.
Benim için şiir yalnızca lirik sözler yazmak değildir. Yeri geldiğinde sitem, yeri geldiğinde uyarı, bazen de kendimize tuttuğumuz bir ayna olmalıdır.
HESAP YOK SANMAYIN
Kul hakkı yiyenler, almış yürümüş,
Hesap yok sanmayın, hesap var bilin.
Yolsuzluk ayyukta, hukuk çürümüş,
Hesap yok sanmayın, hesap var bilin!
Akrep yaydan çıkmış, nasıl bir güman?
İnsanlık yok olmuş, yaman el yaman.
İsrafil'in Sûr’u öttüğü zaman,
Hesap yok sanmayın, hesap var bilin!
Kula kulluk eden sarmış dört yanı,
Satılmış paraya, bozulmuş kanı.
Nerede din iman, inancın hani?
Hesap yok sanmayın, hesap var bilin!
Haram saltanatı şaşırtır yolun,
Sırattan geçerken ne olur hâlin!
Bu dünya bir sınav, soldurma gülün.
Hesap yok sanmayın, hesap var bilin!
Adem'den bu yana biz kaldık "Lâ"da
"İlahe illallah" soracak Hûda,
Helal ile yaşayın etmeden veda,
Hesap yok sanmayın, hesap var bilin!
Ben Gelin Suna'yım, aciz bir kulum,
Kula kulluk etmem, Hakk'adır yolum,
Düsturum insanlık, doğrudur hâlim.
Hesap yok sanmayın, hesap var bilin!
TAHLİLİ:
"Hesap Yok Sanmayın" şiirimde toplumsal yozlaşmayı, kul hakkını ve adalet duygusunu manevi bir bakış açısıyla ele aldım. Şiiri yalnızca bir eleştiri olarak yazmayıp insanı vicdanıyla yüzleştiren ve hakikat karşısında sorumluluğunu hatırlatan güçlü bir ahlaki çağrı olarak kurguladım.
Eserin omurgasını oluşturan "Hesap yok sanmayın, hesap var bilin" dizesi, şiirin ana düşüncesini taşıyan kuvvetli bir nakarat görevi üstlenmektedir. Şair, dünyada cevapsız kaldığı düşünülen haksızlıkların, ilahi adalet karşısında mutlaka karşılık bulacağı inancını dile getirmektedir. Bu yönüyle şiir, Türk halk şiirinde sıkça görülen hikmet ve öğüt geleneğinin izlerini taşımaktadır.
Şiirde kul hakkı, yolsuzluk, haram, adalet ve iman gibi kavramlar yalnız bireysel olarak dile getirilmemiş, toplumsal bir çöküşün göstergeleri olarak ele alınmıştır. Bu dünya bir sınav anlayışı etrafında şekillenen şiir, insanın geçici dünya hayatındaki davranışlarının, manevi sorumluluğunu hatırlatmaktadır.
Son kıtada mahlasa yer verilmesi, halk şiiri geleneğinin önemli bir özelliğini yaşatır.
"Kula kulluk etmem, Hakk'adır yolum" dizesi insanlık özünü şiire yansıtan bir duruş bildirisi niteliğindedir. Burada bireysel inanç, evrensel bir vicdan anlayışıyla birleşmektedir.
Hece ölçüsünün ahengiyle kurulan "Hesap Yok Sanmayın" şiiri, didaktik yönü güçlü, toplumsal duyarlılığı yüksek ve manevi derinliği olan bir şiirdir.
Okuyucuyu hak, adalet ve insanlık değerleri üzerine yeniden düşünmeye davet eden, anlamlı bir eser niteliği taşımaktadır.
***


















