HÂLDEN HÂLE
Toprağın damarında başıboş bir cevherdim
Derlendim toparlandım potalarda eridim
Usta bir sanatkârın ellerinde işlendim
Gâh sevgilerde gâhi tafralarda eridim
Dövüldüm törpülendim vuruldum hırpalandım
Toparlandım dağıldım yeniden toparlandım
Kendimden çıktım yine kendi kendime vardım
Ateşin beldesinde dualarda eridim
Hünerli parmakların arasında büküldüm
Kesildim ve eklendim ilmek ilmek örüldüm
İlahi bir nağmenin ritmi ile dövüldüm
Ruhumu sarmalayan notalarda eridim
Ya sardım bir zümrüdü ya sarmaladım yakut
Sevgiye timsal oldum ayrılığa bir ağıt
Elden ele dolaştım ne yer bildim ne de yurt
Coğrafyaya sığmadım kıtalarda eridim
Âşığın gözünde şevk maşuk ruhunda ahenk
Kiminin bileğinde kiminin boynunda renk
İnce bir kızı sardım belinden çevrilerek
Salınan bedeninin endamında eridim
Güneşin altın şavkı üzerimde parladı
Ay karanlık gecede rengini benden aldı
Görenlerin gönlünün bir yanı bende kaldı
Taze gelin avcunda kınalarda eridim
Kuvvete ve heybete şöhrete emsal oldum
Ara bozdum gün geldi gün geldi ara buldum
Gönüllerden gönüle sevgiye timsal oldum
Damla damla süzüldüm sevdalarda eridim



















