GÖMÜ
Uyuyor bir mevsim,
Ruhumun iç kıvrımlarında;
Adını unuttuğum...
Bükülmüş zaman,
Dolmuş, çürüyen rüyaların içine.
Çocuk nefeslerinde saklı;
Uçurumları öpmüş bu dünya.
Sırtında taşıyorum isli bir balinanın,
Büyüyen cümleleri; susarak.
Birer cenin her biri,
Karanlık tavanına düşmüş rahmin,
Kaybolmuş çoktan;
Doğmadan önce...
Dipsiz bir kuyunun sesi,
Ucunda dilimin,
Bakıyor hiç açılmamış gözlerle,
Kurşun tenli umutlara.
Benzemiyor artık yüzüm kendine;
Eğmiş başını rüzgârda,
Gövdeye dönmüş çiçek misali.
Çiğniyor zamanın kemiklerini kalp atışlarım,
Bir düşü daha gömüyor,
Her gece; sessizce, tanıksız.
Ne bir tören var ardından,
Ne de bir uğurlama...
Göğüs kafesimde bir yusufçuk;
Kanatlarında tutuşmuş yarınlar.
Her dönüşünde düşüyor bir çocuk;
Omuz başımdan aşağı,
Adı konmamış bir düşten.
Bulanmış kederi balçığa...
Saklıyorum avuçlarımdaki eskimiş şarkıları,
Göz çukurlarımda donmuş martıları.
Yırtık bir gökyüzüne iliştirip
Susturuyorum;
Her seferinde, yaşanmış ne varsa
Başkasının yerine.
Sorsa biri, neredeler o hayaller,
O, anadan üryan gülüşler?
Eğiyor başını içimdeki burukluk.
Susuyorum yalnızca...
Gömüldüler onlar;
Yaşanmadan, anılmadan;
Sonsuzluğa...
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















