GÖĞÜN SESSİZLİĞİNDE
Bir dal kırılır içimde ılgıt ılgıt,
Yanar yüreğim, göğün sessizliğinde.
İçimde bir boşluk dalıyor derinlere,
Bir duaya sarılırım, göğün sessizliğinde.
Diller susar, kelimeler yetmez,
Giden dönmez, ne yapsan yetmez.
Bir doğar, bin ölür insan,
Ölmeden toprağa sarılıyor insan.
Kimin duası tutuldu ki tam yerinde,
Hangi gözyaşı değmedi toprağa,
Gök susar, toprak sabreder.
İkisi de bilir:
Acı, en çok yaşayanı büyütür.
Ben de sustum, bir çığlık gibi içime,
Bir ağıt gibi tutundum geceye.
Ne olurdu, gök bir kere konuşsaydı,
Toprak geri verseydi sevdiklerimizi.
O zaman...
Belki dönerdi kuşlar yitirdikleri yuvaya,
Belki sarılırdık kırılan dallarımıza.
Belki gök ağlar, toprak konuşurdu.
Ve biz daha çok tutunurduk duaya, göğün sessizliğinde.
***



















