Advert

Fundalık Yangını / Erdoğan Cihan

Yazan: Erdoğan Cihan -FUNDALIK YANGINI 

ÖYKÜ - 06-05-2023 22:36 1522 kez okundu.

Fundalık Yangını / Erdoğan Cihan
Advert

FUNDALIK YANGINI 

Ankara'nın Dikmen Tepeleri'nde, bayırdan düze inen geniş bir boşluk vardı. Bu boşluğun çevresi bodur çalılıklar, yeşillenmiş badem ağaçlarıyla doluydu... 

Elma, armut, kayısı, erik, ceviz ağaçları yoktu.
Boşluğun içinde, yaz sıcağında kurumuş, çürümeye yüz tutmuş küçük bir fundalık göze çarpıyordu. 

Bu boşluğun az yukarısında Ermenilerden kalma bir yapı, sol üst köşesinde
içi armut ağaçlarıyla dolu bir kaz çiftliği...

Bu yapı onlarca yıl rüzgâra, yağmura, sele dayanmış, görkeminden, şatafatından hiçbir şey yitirmemişti. 

Muhteşem bir sanat eseriydi.
Kaz çiftliğinin hemen sağında, yukarı mahalleye giden ana yolun sağında Değirmen Gazinosu vardı. 

Bu gazinonun dış duvarlarına düzgün kesilmiş ceviz ağaçlarının cilalı, parlak kapakları nakşedilmişti. 

Gazino avlusunun aşağı kısmında bir tahta platform üzerine oturtulmuş bir yel değirmeni... 

Bu değirmenin pervaneleri dönmezdi, un öğütmezdi. 
Bir dere kenarında da değildi. Sadece yapının simgesiydi.

Bu gazinoya, yalnız varsıllar, diplomatlar, büyükelçiler, milletvekilleri girerler; sıradan insanlar, ayak takımı giremezdi. Varsıllar yerler, içerler, eğlenirler; yukarıdan manzarayı seyre koyulurlardı.

Değirmen Gazinosu, Ermeni evi, kaz çiftliği Dr. Avukat Orhan Babaoğlu'nundu. Varsıl bir adamdı. Çekilmez bir ihtiyardı.

Anımsıyorum, ağabeyim Seçkin on altı yaşında var ya yok. Saçları siyah, kıvırcık; gözleri üzüm tanesi.
"Tanrı övmüş, yaratmış…” 
Bir küheylanın sırtında yaman bir savaşçı...

Avukatın kızları bayılıyor ona.
Karşı yamaçtan el edip bağrışıyorlar, “Seçkiiiin gel yanımımza!...”

O, güneşi saçlarına, sevgiyi avuçlarına, baharı cebine koyup dudaklarında, "Ankara Kızlarına"şarkısını söyleyerek koştu kızların yanına.

Güneşli bir gün, gök mavi, havada tek tük bulut.

Semra, sevda ve ben, üç kardeş, fundalıkta bir ateş yaktık. 
Ateş ki ne ateş... 

Otlar yandı, fundalık yandı. Ateş seli düzledi geçti. 

Sıçradı bayıra. Evlere ulaşacaktı neredeyse...
Bir kesif duman, her yer kara, gök kara. Gök öfkeyle bağırdı: “Neye kirletiyorsunuz mavilerimi ulan!...” 

Korktum göğün öfkesinden, sustum, utandım kendimden.

Neyseki Seçkin Ağabeyim ve çiftlik çalışanları birlik olup binbir güçlükle yangını söndürdüler
Ateş seli evleri yakmadan…

Editör: Dilek Tuna Memişoğlu                                      

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
İçimdeki / Gülçin Granit

İçimdeki / Gülçin Granit

25-06-2026 - ÖYKÜ

Peronlar Arasında / Nevin Bahtışen

Peronlar Arasında / Nevin Bahtışen

23-06-2026 - ÖYKÜ