ESKİ BİR SİLİVRİ SEVDASINDAN KALANLAR
Nasıl da gelip geçerdim o sokaklardan
Yanağında güvercin kanadı akşamlar
Güllerden sevda masalı konardi saçlarına
Saçları akardı bütün yanlarından
En son giderdi matemli bakışlarına.
Nasıl da gelip geçerdin o caddelerden
Surda bir ev vardı yalnız ve ıssız
Aglayisini gözyaşlarını ben duyardım
Belki gelirsin diye bir köşeye yaslanırdım.
Tüm renkleri seçer yine siyaha bayardım.
Ne zaman geçerdin ki o karanlık sokaktan
Güneş batmış yoksul camlar can çekişirdi
Oynuyordu çocuklar her şeyden habersiz
Hep sevda türküsü uçup giderdi gonlumden
Yorgun, bıkkın yanık ve kimsesiz, sessiz.
Selim hatırladıkça nasılda bir yalnızlığın içinde
Tek bir tutam saçın olsaydı saklardım icimde
Her bir başka diyarda dolaştım felek peşimde
Hiç çıkmadın ki her gece rüyalarda düşümde
Sen yoksun ya sokak cadde kimsesiz, üzgün.



















