DARGINIM
Gayeye varmak için; diyar diyar dolaştım,
Yollardı beni yoran ben yollara dargınım.
Bir gönül yapmak için; bin gönüle ulaştım,
Kullardı beni geren, ben kullara dargınım...
Nice köprüler kurdum yürekler arasına,
Deva oldum kiminin kanayan yarasına,
Kimi zaman küs oldum, bir ekmek parasına,
Yıllardı beni düren ben yıllara dargınım.
Kimi kimden bileyim, kimi kimden sorayım,
Bu fırıldak alemin neresinde durayım,
Kime canım diyip de kimi candan sarayım,
Kollardı beni saran; ben kollara dargınım...
Baş köşeye dizilmiş, maskeye mahkum yüzler,
Pislikleri kapamış, kir tutmaz zengin bezler
Akar suya yazılmış, ağızdan çıkan sözler,
Dillerdi beni kıran; ben dillere dargınım.
Gönüller pazar yeri, tezgâhlarda sevdalar
Yumuşamış vicdanlar, umursamaz tavdalar,
Yürekler mevta olmuş, dile gelmiş gövdeler,
Hallerdi beni yaran; ben hallere dargınım.
Hoyratça dem vuruyor, yanılgı saatleri,
Gönle keder veriyor, zamanın vaatleri
İyi insanlar; çoktan sürüp gitmiş atları,
Yellerdi beni süren; ben yellere dargınım.
Oğuz-Alp der gönlüme, dar ağacı kurdular,
Teker teker budayıp, dallarımı kırdılar.
Can diye bildiklerim, can evimden vurdular,
Sollardı beni vuran; ben sollara dargınım.
Editör: Suna Türkmen Güngör



















