BİRİ ÜŞÜMÜŞ BELKİ DÜŞMÜŞ
bir sabahı daha sinemden
çıkarttım
aynanın karşısında,
iki gözümden
uyku ile uyanıklığı
böldüm
bölenle, bölüm
hep sen oluyordun
kalanlar hep ben
aynada gözlerim
çeşmede yaşlarım
akıyordu
giderden
yitirdiğim benliğimi
kalansız hiçliğimi
yolcu ediyordum
her gün aydınlığında
ritüeldi...
sonra hiçliğim
ya da içliğim
benden muaf
toplamı, ya da ederi olmadan
adımı adının üstüne koyacak
kahvaltıyı, akşam yemeğine ekleyecek
belki birleştirecek
belki unutacak
bardakta çayı
ocakta yemeği
muafiyet böyle bir şey
yaşar gibi
yaşamaz gibi
var gibi
varlık gösterememiş gibi
atıl odalar arasında
mekik dokur
rakamları alt alta
toplar
çıkartır
böler
işte bu
hayatın aritmetiği
bana kalanı
biri üşümüş
belki düşmüş
sonsuz sıfır...



















