Advert

Bir Kitap: Mavi Sürgün - Halikarnas Balıkçısı / Nüzhet Ünlüer

Hazırlayan: Nüzhet Ünlüer -BİR KİTAP: MAVİ SÜRGÜN / HALİKARNAS BALIKÇISI

KİTAP ANALİZİ - 17-10-2025 20:19 663 kez okundu.

Bir Kitap: Mavi Sürgün - Halikarnas Balıkçısı / Nüzhet Ünlüer
Advert

MAVİ SÜRGÜN / HALİKARNAS BALIKÇISI

Cevat Şakir Kabaağaçlı, namıdiğer Halikarnas Balıkçısı'nın Mavi Sürgün kitabını sosyal medyadan paylaşmayı düşünüyordum ki TV'de dizi başlayınca bir durdum. Şakir Paşa ailesini anlatan bu diziyi sevdim; bitti diye düşünüyorum ama olur olur devamı gelirse pek sevinir, seyretmeye devam ederim.

Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın hayatının bir bölümünü çoğu kişi öğrendi, ben biraz devam edeyim istiyorum. Evet maalesef bir talihsizlik sonucu nefsi müdafadan dolayı babasını vurur. Bodrum'a sürgün edilmesinin sebebi de babasını öldürmesi değil; Resimli Hafta Dergis’inde yayımlanan bir yazısının sonucudur.

Uzun süren ve zorlu geçen bir yolculukla Bodrum'a getirilir. Aslında, Bodrum Kalesi'nde cezasını tamamlayacaktır ancak harabeye dönmüş kalenin hapishanesinde, mahkum da olsa kalmasının mümkün olmadığı görülür. Bunun üzerine evde kalmasına karar verilir.

Dışarı çıkıp dolaşmasında sakınca bulunmaz ancak denize açılmasına ilk zamanlar müsaade edilmez.

Ve Cevat Şakir Kabaağaçlı yaşadıkça daha da hayran kaldığı Bodrum ve civarında doğa gezilerine çıkar, tarihi kalıntıların bulunduğu alanları inceler. Kısacası Bodrum ve çevresiyle bütünleşip mahkum edildiği Bodrum sürgününü, mavi sürgüne çevirir.

Kitapta, Halikarnas Balıkçısı'nın işaret ettiği daha bir sürü konu var ama Mavi Sürgün'ü size bırakıp tarım ve narenciye bahçeleriyle ilgili olan bölümü paylaşayım.

Sayfa: 224
Bodrum ve bütün Güney Anadolu kıyısında turunçgil yetiştirilmesi bilinmiyordu. Harıl harıl anlatıyordum. Olanların da çoğunu mübadeleden önce Rumlar dikmişti. Bodrum'da ve köylerinde mandalina olarak ancak yedi sekiz yüz ağaç vardı. Halkın turunçgil ( yani limon, portakal ve mandalina çeşitleri) ağaçları pek azdı.

Turunçgil yetiştirme konusunda üç yüz sayfaya yakın bir kitap yazdım. Elyazısı eser elden ele geçti ve sonunda kayboldu. Halk her biri biner, ikişer biner ağaçlı bahçeler yaptı. On sekiz cins kadar turunçgil çeşitleri getirttim. Bunların hiçbiri yurtta yoktu.

Antalya'dan, Finike'den, Adana'daki yazılan mektuplara cevap veriyordum, dikilecek çeşitleri saptıyordum. Bodrum, turunçgillerin tanınmış bir merkezi olmuştu. Turunçgiller engin bir alev gibi Güney Anadolu'yu sarıyordu.  Son olarak Antalya'ya gittiğim zaman, getirtmiş olduğum (kabuğu kolay soyulur, tadı hafifçe turunca çalar) bir çeşit Brezilya portakalından bir sepet getirdiler.

Balıkçı, esnaf, marangoz, esnaf kimin iki karış bahçesi varsa, oraya bir çeşit turunçgil ektiriyordum ki birisi çeşidi kaybederse komşusunda bulabilsin.

Kendimin bir ağacı bile yoktu ama herkesin ağaçlarına bakıyordum.
Asıl derdim greyfurtu ülkeye sormaktı. Çünkü C vitaminince en zengin yemişti...

***

 

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Bir Kitap: Ah Hulusi Vah Hulusi - Layıkhan Özder / Seher Uslu

Bir Kitap: Ah Hulusi Vah Hulusi - Layıkhan Özder / Seher Uslu

23-06-2026 - KİTAP ANALİZİ

Bir Kitap: Bir Kalbin Çöküşü - Stefan Zweig / Alican Ger

Bir Kitap: Bir Kalbin Çöküşü - Stefan Zweig / Alican Ger

20-06-2026 - KİTAP ANALİZİ