KRAMPONLU CESET / CELİL OKER
"Ben evimde otursam da oturmasam da birileri birilerini öldürüyordu hep."
Hava Kuvvetleri'nden müstafi, THY’den kovulma, eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal’ın yolu iş görüşmesi için bir tekstil firmasının defilesine düşer. Karasu Tekstil'in sahibi İlhan Karasu, aynı zamanda üçüncü lig bir futbol takımının da başkanıdır. Küme düşme tehlikesi içindeki takımla ilgili şike iddiaları vardır ve Remzi Ünal'dan bu durumun aslını öğrenmesini ister İlhan Karasu.
Kendine has yöntemleri ile işe koyulan dedektifimiz, bir yandan futbolcuları tanımaya çalışırken bir yandan da defilede ilgisini çeken bir spor muhabirine yanaşır. Tam istediği bilgileri elde edeceğini düşünürken defilede yankılanan ve ortamın gürültüsü nedeniyle sadece Remzi Ünal'ın dikkatini çeken silah sesi soruşturmayı en başından çıkmaza sokar. Artık ortada bir ceset vardır.
Celil Oker kaleminden okuduğum ikinci kitap ve ilk kitap gibi su gibi aktı gitti satırlar. Dili oldukça yalın. Daha önce de belirttiğim gibi kendine has yöntemleri olan karakterimizin harika bir gözlem yeteneği var. Kolay okunan ve merak uyandıran bir maceraya atılmak istiyorsanız şans verin derim polisiye edebiyatımızın bu değerli kalemine.
“Kimi zaman her şey göründüğü gibidir…”
“Çalışma ilkelerimden bazılarını açıklayayım. Bana her şeyi söylemediniz diye size kızmam, bu bir. Olsa olsa işim zorlaşır biraz, ben zaman kaybedersem siz de kaybedersiniz, ödeşiriz. İşimi yaparken öğrendiklerim vicdanımı ne sızlatır ne de harekete geçirir, bu iki. Yaptıklarınız ya da yapmadıklarınız sizin sorumluluğunuzdur, ne beni ilgilendirir ne de üçüncü kişileri. Devlet dahil. Hafızam işime geldiği zamanlar hiç ama hiç güçlü değildir, bu üç.“
“Kendi isteğiyle yok olan birini sokaklarda arayarak bulamazsınız.”
“Futboldan anlar mısın?" dedi.
"Seyrederim" dedim.
"İnsandan anlar mısın peki?" dedi.
"Onları da seyrederim" dedim.
“Ateş düştüğü yeri yakardı ve ben ateşin düştüğü yerleri bulmakta yoğun bir tecrübe kazanıyordum giderek.”
“Kimse vazgeçilmez değildir.”
“Susmak, birini konuşmaya teşvik etmenin en sağlam yoludur bazen.”
“Şahit olduğum çoğu krizlerde benim de payım olur. Söylediğim ya da söylemediğim, yaptığım ya da yapmadığım bir şeyle müdahil oluveririm olan bitene. Bu yüzden de nefret ederim kendimden, insanlar da.”
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















