ZİHNİMDEKİ BULUŞMA
Gündelik yaşamın hay huyu içinde, yıllar var ki birliktelikten uzak kaldığım hafızamdan izleri dahi silinmiş ve isimlerini hatırlamakta güçlük çektiğim nice nebat türleri, birbiri ardı sıra katar olup turlamaktalar zihin dağarcığımın çeperlerini.
Nereden takıldılar dilimin ucuna, bilmem ki akşam akşam?
Köy yerinde belki yokluğun belki de alışkanlığın zorunlu kıldığı yarı çıplak bacaklarımın yalancı dostları, sizi arsız pıtraklar. Nasıl da sarmaş dolaşsınız öyle. Nice yıllar var ki birbirine hasret iki canciğer kuzu sarması dostun buluşması misali.
Sizi yalın ayaklarımın gök gözlü, asık yüzlü "zorba" sevgilileri, yerden bitme arsız çakır dikenleri sizi!
Çivi mi desem yakışır zehirli iğnenize, çuvaldız mı yoksa mızrak mı? Her neyseniz nesiniz işte!
Sizler, üzerinize düşen görevi yapmaktasınız elbette, vazifede suistimal yapmamak adına. Bizler de koyun, kuzu güdüyoruz yüklenilen görev nedeni ile. Maziyi daha dün gibi hatırlamama neden olan; çocuksu yaşamın çeşitli istek, arzu ve korkularından uzak, güzel mi güzel, sade, basit, harika dünyamızda "Bak görüyor musun, bir zamanlar işte böyle idi köyündeki hayata dokun" dedirten duygu kabarcıklarının, yeniden uyanışı idi belki de zihnimi kurcalayan ve beyin çeperlerini turlayan yaramazlar.
Çıtlık, yemlik, madımak, tekercen, tabii deve dikenleri, kangallar ve kengerler ve daha nice nebat türleri. Yoksa özlem mi beni sizlerle buluşturan his? Evet mutlaka bu duygu olmalı, başka ne olabilir ki?
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















