ZARA MI DÜŞTÜN
Ne çağlarsın âşık şelale gibi
Gezdin gökyüzünde yere mi düştün
Yaparsın gönderme helâle gibi
Şavkından parlayan yâre mi düştün
Gönlün dert üstüne dertler koyuyor
Feryadını sağır sultan duyuyor
Karşındaki ayık sanma uyuyor
Farkına varmayan köre mi düştün
Boşuna beklersin açmış kolunu
Toplayıp kendini dinle solunu
Bulamaz olmuşsun daha yolunu
Dermanı olmayan çora mı düştün
Seviyorsun diye olur mu dengin
Dururken yanında yüreği dingin
Çıkarır ateşin koca bir yangın
Aşktan için yanmış kara mı düştün
Nurmahi der vurma taşa başını
Akıtır gözlerin boşa yaşını
Hayırlara yorup her gün düşünü
Bülbül gibi ahuzara mı düştün
***



















