ZAMANIN ÖTESİNDE BİR AŞK: ELARA VE KLARA
Elara, 25 yaşında özgür ruhlu bir gezgindi. Dünyanın dört bir yanını keşfetmeyi severken bir gün eski ve gizemli bir saat buldu. Bu saat sıradan değildi; zamanı büküp, geçmişe veya geleceğe kapı açabiliyordu.
Cesaretini toplayan Elara, saatin gizli düğmesine bastığında kendini yüksek binaların gölgesinde, gri ve kasvetli bir şehirde buldu. Hava kirli, sokaklar sessizdi. Geleceğin bu karanlık yüzü, Elara’nın keşif ruhunu hem büyülüyor hem de korkutuyordu.
Ancak içinde büyüyen bir umut vardı: Gelecekte karşılaşacağı, hayatını değiştirecek o özel adamı; Klara’yı merak ediyordu.
Klara, tıpkı Elara gibi zamanın sırlarını çözmüş, zeki ve insanlara yardım etmeyi seven, tıp okuyan olağanüstü biriydi. İkisi, bu karanlık şehirde karşılaştıklarında, ilk bakışta birbirlerinde kendilerini ve daha fazlasını buldular.
Fakat kader onların yanında değildi. İkisi de farklı zamanların gezginiydi ve burada uzun kalmaları mümkün değildi. Saatin gizli düğmesi çalışmaya başladı; zamanı geri dönme vakti gelmişti.
Birbirlerine son bir kez bakarken, Klara fısıldadı: “On yıl sonra... O zamana kadar bekleyeceğiz.”
Ve böylece, ayrı zamanlara dönen iki aşık, zorluklar ve acılarla dolu bir bekleyişe başladı.
Elara, her gününü ağlayarak ve özleyerek geçirdi. Klara’nın aşkı kalbine işlemiş asırlarca sürecek bir yangın gibiydi. Elara, duygularını şiirlerde ifade etmeye başladı; şiirleri milyonlarca insanın kalbine dokundu, satış rekorları kırdı ve Elara’yı ünlü bir şair yaptı.
Öte yandan Klara, Elara’yı unutamıyor ancak tıp eğitimine devam ediyordu. Zorlu sınavlar ve dersler arasında Elara’ya olan sevgisi ona güç veriyordu.
On yılın sonunda, Elara bir imza gününe katılmak üzere evden çıkarken bir asker uğurlaması sırasında havaya ateş açıldı. Talihsiz bir kurşun Elara’ya isabet etti ve hastaneye kaldırıldı.
Acil serviste doktor olarak hızla müdahale eden kişi ise Klara’ydı. Yılların ardından karşılaştıklarında yaşadıkları şaşkınlık büyük olsa da meslekleri gereği hemen harekete geçtiler.
Zorlu bir süreçten sonra Elara iyileşti ve iki aşık yeniden kavuştu.
On yıl boyunca ayrı zamanlarda yaşamış sıradan iki insan, sonunda hayatlarının en anlamlı buluşmasını gerçekleştirmişti. Klara, başarılı bir doktor; Elara ise milyonların kalbine dokunan ünlü bir şair olmuştu. Aralarındaki aşk, zamanın ve hayatın tüm zorluklarını aşarak gerçek bir efsaneye dönüşmüştü.
Bu aşklarını resmiyete dökmek isteyen Elara ve Klara, uzun bekleyişin ardından hayatlarını birleştirmeye karar verdiler.
Nihayet bu uzun ve zorlu savaş sona ermiş, yerini sevgi ve mutluluk dolu bir evliliğe bırakmıştı. Zamana ve zorluklara meydan okuyan bu aşk, sonsuza dek parlayan bir yıldız gibi yol göstermeye devam edecekti.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



















