YÜRÜYORUM
Kalbimin kardeşleriyle yürüyeceğim,
Çünkü soyludur benim yolum.
Karanlıktan, aydınlığa doğru giderken karanlığı öldürmek adına.
Işığa kavuşmak.
Hey!..
Karanlığı öldürmek mi dediniz?
Ha ha ha çoktan öldürdüm ben onu.
Işık istiyorum artık ışık,
çünkü ışığı gördüm ki zaten..
He hey!.. Hükmedeceğim artık aydınlıklara ,
Aydınlık geleceğime,
aydınlığın ta ötesine ...
Aman ha!..
Sakın ha!..
Dokunmayın!.. Bana yaklaşmayın!.. .
Değmesin hayallerime kimse.
Dokunmayın!...
Gelmeyin üstüme, üstüme kapkara vicdanlarınızla,
Gelmeyin ! Ne olur...
Bak!..
Kırarım sizi,
İncitirim!..
Kanatırım!..
Kesin selamınızı,
sabahınızı benden.
Ama.. ama
Gel gör ki incitmek de istemiyorum ki kimseyi...
Aksi halde çok kırılır,
dökülür, parçalanırım…
Bırakın sessiz kitaplarımın koynunda uyuyayım,
Dilsiz düşünceler ile beynimi kemireyim...
Ben şimdi sessizce,
Var oluştan yok oluşa
Yokluktan, var olmaya yürüyorum...
Sukut halinde, karıncanın ayak seslerinden daha işitilmez patırtı ile yürüyorum...
Ve derin ince sızılar ile,
hemhal olarak ve içten ve ruhsal olarak.
Gelecekle var olmak,
geçmişimle enkarne olmak için.
Hey!...
Sizin olsun dünya,
Tapusunu alın, asın duvarlarınıza.
Sonra da duvarlarla konuşun,
Yahut içsel perişanlığınızla aynalarınızla.
Sizin olsun
Verimsiz bağlarınız, dikenli bahçeleriniz.
Gülüşleriniz, acılarınız,
İstemiyorum sizlerin öğretilerinizi.
Yeter !.. Yeter vallahi yeter çokça fazla oldunuz...
Sakın ha!..
Rahatsız etmeyin beni!
Işığa kavuşan, ışığa yol alan dostlarım var benim.
Hem içimde, hem dışımda.
Onlar benim en gerçek ve sadık dostlarım...
Ve onlarla,
Yürüyeceğim tüm bilge gerçekliğimle ve asaletimle.
Belkilerin kurbanı olarak belirsizliklere…
Işığa ulaşmak adına...
Sizler diyorum sizler!...
Yalansınız, vazgeçensiniz, sığsınız!...
Basitsiniz!..
Ancak yiyin için boğulana kadar...
Doymaz bilmez işkembenizi tatmin edin...
Egolarınızla halvet,
Bencilliklerinizle bacı,
kardeş olun,.
Semirin kendinizi, yığın kalabalıksınız.
Kokuşmuş ve çürümüşlüğünüzle...
Yoksa kendime başıma,
kalamazdım bu kalabalıklar arasında.
Kalabalıklar arasında ne kadar yalnız kalsam da.
Erdemlerimin ve ışık neferlerinin ışığı var.
Hep buğulu ela gözlerim de...
Yalnız değilim ben asla da olamadım.
Oysa ki ben içimde çok kalabalığımdır...
Dokunmayın!..
Hafif sevda tüten, maneviyat kokan dünyama,
hayallerime, vefama, sadakatime.
Ve sevgilerime,
Ve tutkularıma.
Ve ve yalnızca gecelerdir,
kitaplarım ve öğretilerimdir bana yoldaş olan...
Her ne kadar zehretse de hayatı bana...



















