YORGUNUM
Yorgunum...
Gecenin koynunda saklanmış
bir ah gibi,
Ne sabaha sığabiliyorum,
Ne bir çift gözde dinlenebiliyorum,
Demli bir çay,
Fokurdayan bir çaydanlık,
Geceyi yırtan baykuş sesleri
eşlik ediyor yalnızlığıma...
Omzumda kırık dökük yıllar,
İçimde bin suskun yara…
Sanki hayat inadına beni seçmiş,
En ağlayan yanımla sınamaya…
Yorgunum...
Bir dağ gibi duruyorum
belki dışarıdan,
Ama içimde bir orman yanıyor sessizce…
Her yaprağımda ayrı bir veda,
Her dalımda susmuş bir çığlık var.
Kimse bilmez,
Gözümden düşen yaşlar
ne zamandır içime akıyor...
Bir ömrü susarak yaşadım ben.
Anlatsam da,
duvar gibi bakan gözlerde yankı bulmuyor sözlerim,
Sustum...
Çünkü anlatmak da yoruyor insanı...
Yorgunum...
Kendi göğsümde boğuluyorum artık,
Ne bir soluk huzur
Ne bir sığınak yürek var yakın…
Yalnızlık çok şey öğretmiş bana.
Güneş bile gülmüyor yüzüme
bazen,
Gölgem bile benden uzak…
Göğsümde bin hatıra,
Dilimde kırık cümleler,
Anladım ki
Yalnızlık konuşmaz,
Sadece izler içindeki çöküşü.
Yorgunum...
Ama hâlâ ayaktayım,
Dizlerimde sızlayan yolların yankısı var.
Acının omzuna yaslanmış
bir sessizlikle
İçimde çırpınan umut da sustu çoktan
Savaşmıyorum bile vakit geçip gitsin diye eğdim başımı
İçimde dinmeyen bir ağırlık,
Neyle anlatsam eksik kalır.
Giderek çoğalan bir sessizliğim var artık,
Ne bir ses
Ne bir dokunuş...
Yorgunum...
Ve sadece yorgunum.
Hepsi bu.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz.



















