YOKLUĞUN
git dediğime bakma
dil başka gönül başka
söz başka göz başka
her şeye rağmen sen yine de gitme kal
ne çare ki bir kere esmiştir rüzgâr
yaprak dalından neticede kopmuştur
Şiraz halılarını ayağının altına sersem de
kadehinde bir katre peymane olsam da
gül rayihaları döksem de yollarına nafile
bilirim ki gözünde bir nesne itibarım yoktur
bilirim ki hükmüm geçmez dili şikestene
bilirim ki faydasız giryelerim ilişmez gamzelerine
bilirim ki bu granit yapıdan yontu çıkmaz
güllerin kanadığı gül hüznünde
sonbahar yangınındaki gazeller eşliğinde
yokluğunun cehenneminde nârına yandığım
dönülmez akşamların teessüründe
fikrimin ince ince sen olduğu
iç âlemlerime ağlamaklı seyrü seferdeyim
isterim ki gece hiç bitmesin
zira güneşin ziyası kirletiyor düşlerimi
Editor: Gülçin Granit


















