YENİDEN ŞAHLANIŞ
Yine vursun tamgaları dağın taşın göğsüne,
Kürşad’ın nidasıyla bölünsün kara düşler.
Eski bir ant düşen de yiğidin belleğine,
Ufukta yankılansın yeniden o gürleyişler.
Ötüken’den çekilen bayrak iner mi yere?
Dün Viyana önünde, bugün kutlu izdeyiz.
Yeniden can veririrken akıncılar sefere,
Tuna’dan Altaylar’a oradan Tebriz’deyiz.
Sarsılır yedi iklim nal seslerimizi duyunca,
Mete’nin oklarından gelen o sert rüzgârla.
Yürürüz bozkırların o kızıl gün doğumuna,
Hesaplaşmak vaktidir çalınan yarınlarla.
Gök girsin kızıl çıksın, pusatsız kalmasın er;
Çelikleşsin her göğüs davasının yolunda.
Tarihin sinesinden kopsun dindi sanılan yel,
Mezarımız kazılsın hürriyetin bağrında.
Yiğit Türk evladı! Gözünü dik, ufuktan ileri;
Gelecek, damarında sönmeyen o kordadır.
Bir kez daha açarız paslanmış perdeleri;
Zafer, vazgeçmeyenin gittiği o yoldadır.
Silinir yeryüzünden hile ile tahta kurulan,
Korkakların sarayı bir tek vuruşla çöker.
Diri bir ruh uyanır, maziye beri duran;
Şafak vakti göndere şanlı hilali çeker.
***



















